Ruh Sağlığı

Psikolojik din hizmetleri yaygınlaştırılmalı

Belki daha önceden başka yerlerde dile getirilmiş olan bir hizmeti burada da tekrarlayarak yetkililere hatırlatmak icap eder. Kim bilir belki de önceden dile getirilmemiş bir mevzuu kaleme almaktayız. Her halükarda da konu önemlidir. Bizden önce dile getirenler varsa doğru yapmıştır. Fakat bu dile getiriş etkili olmadığı içindir ki bizde aynı eksiklikten hareketle teklifi burada yineleyeceğiz.

Tedavi için vesile aradığımız hastanenin kampüsü içinde birden çok cami bulunmaktadır. Camilerde diyanet görevlileri mevcuttur. İlgililer görev tanımı içinde bulunan namaz kıldırma memurluğunu başarıyla gerçekleştirmektedirler. Bu konuda disiplinli ve dakik tutumlarından dolayı her birine teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Benim zihnimde canlandırdığım cami görevlileri maalesef gerçek hayattaki karşılığından çok daha farklı. Görevlilerin sosyal hayattan uzaklığını vurgulayarak mevcut durumun tasviriyle diyanet camiasını yıpratmak istemiyorum. Bu gerekçeden hareketle düşüncelerimi karşılaştığım olumlu örneklerle süsleyeceğim. Tanıma şansımın olduğu diyanet görevlilerinin birkaç örneğini vereceğim.

Bir imam cami derneğinde esnafı bir araya getirerek 500 üniversite öğrencisine burs vermektedir. Kutluyorum. Bir imam camisini mahallede yaygın eğitim merkezi haline getirmiş, uzmanları toplantılar için camiye cemaate davet etmiş, bir başka imam cami derneğiyle kurduğu lokalde düğün dernek toplantıları tertip ederek oluşturduğu gelirle ihtiyaç sahibi insanlara yardımcı olmuş kurslarda öğrenciler okutmuştur. Daha nice örnekler var, asıl konumuza geçmek için bu kadarıyla iktifa edelim inşallah.

Hastanede kaldığım süre zarfında yaptığım gözlemler ve mülakatlar sonucunda hastaların psikolojisi ile ilgili bulgularım şunlar:

*Yaşam sevinçlerinde ve arzularında düşüş,

*Hayattan beklentilerinde solukluk,

*Şifa motivasyonu zayıf,

*Gelecekle ilgili belirsizlik,

*Üzüntü, keder,

*İlgi yoksunluğu,

*Sevgide azalma,

*Kadere kızgınlık,

*Adalet duygusunda zedelenme,

*Kendini, toplumu, çevreyi, hastalığı veren yaratıcıyı suçlama,

*Hayatın anlamını sorgulamada bozukluk

*Dini şüphe,

*İsyankârlık,

*Reddetme,

*Küskünlük,

*Umutsuzluk,

*Çaresizlik,

*Çöküntü vb…

Mevcut ruhsal çöküntü bu maddelerle sınırlandırılamayacak kadar geniştir. Bu belirtileri incelediğimizde bir gerçek açıkça gözümüzün önüne gelmektedir. Hastaların psikolojik ve dini desteğe ihtiyacı vardır. Bir kısmı psikolojik destekle normalleşebilecekken bir kısmı dini telkinle normalleşebilir. Bir kısım çöküntüler içinse her iki destek türüne de gereksinim vardır. Bu iki destek türü de iki branşta da bilgi sahibi uzmanlarca sağlanabilir.

İmamlar psikoloji bilmeli, psikologlar İslam’ı tanımalı

Ruh sağlığı hizmeti sunan profesyoneller dini inançlardan, din hizmeti sunan profesyoneller de psikolojinin tecrübelerinden istifade etmelidir. Bu iki hizmet türünden biri diğerine tercih edilemez. Din hizmetini sunanlar psikolojinin tecrübelerini kullanmalıdır. Reddetmek iki branş için de metodolojik bir hatadır. Disiplinler arası anlayışa ve işbirliğine en çok ihtiyaç duyulan alan ruh sağlığı hizmetleridir.  Zaten psikolojik rahatsızlıkların temel sebeplerinden biri insanın fıtrat yazgısından kayış veya kopuş değil midir? Bu konuda din psikologlarına müracaat edilmelidir.

Özellikle de hastane içinde ve yakınında hizmet sunan Diyanet personelimiz, şifa arayan bu hastaların zikredilen ihtiyaç ve beklentilerini dikkate almak suretiyle ruhsal açmazlarını çözmede rehberlik ederek desteklenmesinin yanında ailelere yönelik bütüncül destek programları planlanmalıdır. Ölümle sonuçlanan vakalarda hazır bulunulmalı cenaze yakınları teskin edilmelidir.

Sağlık personelleriyle de yapılan istişareler ışığında din psikolojisi uzmanlarınca hazırlanan hastalara yönelik psikolojik ve dini destek ziyaretleri planlanmalı, hal hatır sorulup ihtiyaçları dinlenmeli, hayırlı şifalar dilenmeli, duanın iyileştirici gücünden örneklerle bahsedilmelidir.

Diyanet görevlilerinin namaz kıldırmak mesaisi dışında da sorumlulukları olması gerektiğini düşündüğüm için bu ihtiyacı fark etmiş bir kişi olarak dile getirdim.

Bu ziyaretler önce insanlığımızın gereği, sonra Müslümanlığımızın gerekliliği, daha sonra da diyanet görevlisi olmanın sorumluluğunda olduğunu düşünüyorum. Böylece insanlık için sayısız faydalar yakalanacağına eminim.

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]