Psikoloji Haberleri

BEBEKLERDE BAĞLANMA

Bağlanma bebeğin en önemli varolma savaşıdır. Bu tek başına verdiği bir mücadele değil, annesinden gelen her türlü tutum, davranış, ses, dokunuş ve bakışı yorumlama yolunda dikkat kesildiği en hayati yorum sorunsalıdır.

Bağlanma; beslenme ve bakım hizmetleri kadar hayati bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkar ve her halukarda sağlıklı veya sağlıksız bir şekilde oluşur. Tamamen başkasına muhtaç olarak doğduğu hayattaki karşılanma, kucaklanma, korunma ve kollanma tutumları onun hayatı güvenli ya da güvensiz bir yer olarak algılamasına hizmet eder. Sütün besleme kalitesi, sütü annenin verişindeki arzu, süt verirken bebeğini kucaklayışındaki istek, sıcaklık ve samimiyet ile belirlenir ve bebeğe yaşama dair ilk duygu tohumlarını eker. İşte bu hissin olumlu olması onun sağlıklı bir bağlanma geliştirmesi demektir. Lohusalık döneminde duygusal olarak depresif olabilen anneler için bu durumda devreye girip çocuğa ihtiyaç duyduğu bu psikolojik desteği verebilecek başka birinin olması gerekir. Bebeğin ve annenin bu dönemde desteklenmesi diğer aile bireylerinin en önemli görevidir.

Bebek sağlıklı bir şekilde anneye (temel bakım vericiye) bağlanacak şekilde doğar. Bu bağlanmanın sağlıklı olması için elinden gelen çok azdır. Ağlamak dış dünya ile kuracağı tek iletişim kaynağıdır. Bunun iyi anlaşılması ve gereğinin yapılması bebeğe “burada beni önemseyen ve ihtiyaçlarımı severek gideren biri var, demek ki ben değerliyim, iyiyim ve burası da galiba iyi bir yer” izlenimini verir. Bu izlenim ona hayatı boyunca kuracağı ilişkiler için olumlu temel dayanağı sağlayacak olan histir. Gözünüzün tam görmediği, duyduklarınızı algılayıp anlamlandıramadığınız ve yürüyüp bir şeyleri tutamadığınız bir dünyada brinin sizin eliniz kolunuz ayağınız olması gibi bir histir bu. Anneyle temel sevgi kökleri burada atılır. Annesine sağlıklı bağlanan bir bebek 4-5 aylık olduğunda annesinin ondan uzaklaşması durumunda huzursuzlanır. Fakat dünyayı da genel olarak güvenilir bir yer olarak telakki ettiğinden bir süre sonra annesinin yokluğunu tolere eder ve ortama uyum sağlamaya çalışır. Anne geri döndüğünde onu büyük bir sevinçle karşılar, biraz naz yapsa bile annesinin dönmüş olmasından duyduğu mutluluk ve huzur gözle görülür derecededir. Annesi ile sağlıklı bir bağlanma ilişkisi geliştiremeyen bebek ise zaten huzursuzdur, annesinin gitmesi ile iyice huzuru kaçar, ağlar, sızlanır. Ortama uyum sağlamaya çalışmadığı gibi annenin geri dönüşü de onu sakinleştirmeye yeterli olmaz. Bağlanma hissinin gerçekleşmediği durumda bebek anne gelmiş gitmiş hiç umursamaz, sürekli huzursuz ve gergindir.

8 ay civarında bebek annesini diğer insanlardan çok ciddi bir şekilde ayrı tutar ve diğer insanları “yabancılar”. Bu bebek için bir sosyalleşme aşamasıdır. Bebeğin başkalarını yabancılayıp annesini istemesi sağlıksız bir durum değildir.

Bebek 1 yaşından itibaren yürümeye başlar ya da başlamaya çalışır, o zamana dek içeri odaya, dışarıya vs ye giden hep annesi iken artık kendisi giden olmayı denemeye başlar. Halen anne yanında olma isteği ağır basmakla beraber kısa zaman dilimlerinde bile olsa annesinden uzaklaşmayı dener ve sonra geri döner. Ayların ilerlemesiyle birlikte anneden uzaklaşmak için daha sık denemeler yapmaya başlar ve 2 yaşında konuşmanın da en azından hayatını idame ettirecek düzeye ulaşmasıyla bebek anneden ayrılma ayrımlaşma sürecindeki ilerleyişine devam eder.

0-2 yaş aralığındaki bu bağlanma temelli duyu işleyişinde -denge- en önemli unsurdur. Anne ile bebeğin sağlıklı bir bağlanma hissi geliştirebilmeleri için anne ile bebeğin yapışık olmaları gerekmez. Bu kalite ve samimiyetle ilgilidir. İlk birkaç ay bebekle anne ayrılığının birkaç saati geçmemesi tercih edilirken ilerleyen zamanla beraber bebek ve anne birbirinden bir süreliğine uzaklaşıp tekrar biraraya gelirler. Annenin bu gidiş ve gelişleri, bağlanmanın sağlığının test sürüşleri gibi değerlendirilebilir. Ayrıca da bebeğin yalnızlığı denemesi ve annesinin gittikten sonra geri döneceğine dair güven geliştirmesi anlamına gelir. Bir düşünür “bebek annenin ihmalleriye büyür” der. Bunun anlamı anne bebeğini ihmal etmelidir değil çok da üstüne düşmemelidir anlamındadır. İlişkinin ne birbirine geçmişliğinde olmalıdır ki bu durumda bebeğin kendisi ile annesini ayrılmaz bir bütün olarak görür. Ne de kim kime dum duma bir ayrılıkta hissedecekleri bir ayrımlışmışlıkta olmalıdırlar. Buradaki sağlıklı oluş dengededir. Hiçbir dakika yrı kalmamış bir anne bebek ilişkisinde bağlanma değil bağımlılık oluşur. Bu da özellikle bebek için hayatın ilerleyen safhalarında sorun demektir. Bağdaki denge bağlılıktadır.

Psk. Enise AKGÜL

Aile ve Çift Terapisti

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]