Ruh Sağlığı

YETİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

Kısa adıyla DEHB olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu çağımızın en sık karşılaşılan rahatsızlıklarından biridir. DEHB bozukluğunu tanımak ve bu rahatsızlıkla yaşarken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında Kim Psikoloji Psikolojik danışmanlık Merkezinden Uzman Psikolojik Danışman Ömer AKGÜL’e DEHB’nu sorduk.

Ömer AKGÜL’e göre yaşam alışkanlıklarımızdan da beslenen bu rahatsızlık çağımızın bir getirisi olarak da görülebilir. Bir televizyon veya fotoğraf makine veya kamera alırken bile aslında bu hastalığı beslemekteyiz farkında olmadan. Ürün tercihimizde en önemli kriterlerden birisi saniyede kaç kare kaydediyor kaç kare gösteriyor talebi ve tercihi bu hastalığımızı tetiklemektedir. Modern hayatın getirisi hızlı yaşamak, çabuk bitirmek, sonuç odaklı yaşamak bir yaşam stili haline dönüşürken bu tür hastalıkları da maalesef biriktiriyor ve bizden götürüyor.

Hiperaktivite (Aşırı hareketlilik), Dikkat eksikliği (Dikkat sorunları), Dürtüsellik (Düşündüğünü hemen yapma) üçgeninde seyreden bir rahatsızlık olan DEHB tanısının konulabilmesi için 7 yaştan önce başlamış olması, kalıcı ve sürekli olması (en az 6 aydır), birden fazla ortamda (ev-okul-iş) görülmesi gerekmektedir. Yani DEHB olunmaz doğulur denilebilir. DEHB’nun aşırı hareketliliği önde olan tip, Dikkat eksikliği önde olan tip ve Birleşik tip olmak üzere 3 farklı türü vardır.

DEHB ile ilgili yanlış bilinen en önemli konu bu rahatsızlığın sadece çocukluğa özgü olduğu yanılgısıdır. Yetişkinlerde de görülebilen bu rahatsızlığın doğuşu çocukluğa dayanmaktadır.

Hasta yakınlarının yanıldıkları en büyük nokta bilgisayar, maç veya TV başındayken dikkatin çok güçlü iş veya ders başındayken dikkatin çok zayıf olmasıdır. Acaba bu durumda dikkat eksikliği var mı yok mu? diye kafalar karışır. Aslında bu tam da dikkat eksikliğinin bir tanımıdır. Çünkü dikkat iki türlüdür. Kasıtlı dikkat ve kasıtsız dikkat. Yani dikkatimiz bazen istemsiz bir şekilde yoğunlaşır. Bazen de isteyerek biz dikkatimizi yoğunlaştırırız. Nasıl ki kalbimiz istemsiz bir şekilde çalışıyorsa bilgisayar, oyun ve TV başında da dikkatimiz kasıtsız bir şekilde kendiliğinden odaklanıyor. Ama iş çalışmak gibi kasıtlı ve isteyerek bir şeye odaklanmaya gelince dikkat dağınıklığı yaşanıyorsa bu gerçek bir dikkat problemidir.

Gene önemli bir yanılgıyı düzeltmek gerekir. Sanıldığının aksine hiperaktivitenin zeka ile ilgisi yoktur. Her zeka grubundan DEHB tanısı alan kişiler çıkabilir. Bazen insanlar bunu bir övünç meselesi bile yapar gururla söyleyebilirler. DEHB iyi bir şey değildir. Bir hastalıktır. Tedavi gerektirir.

Yakınları “Söylediklerim bir kulağından girip diğerinden çıkıyor”, “Tüm futbolcuları biliyor ama bir dakika önce söylediğim şeyi hatırlamıyor”, “Bilgisayar, TV başında saatlerce oturabiliyor ama sorumluluklarının başında en çok 10 dk.”, “maçın gününü unutmuyor ama evlilik yıldönümümüzü hiç hatırlamıyor”, “İşte ve ilişkimizde dikkatsizce hatalar yapıyor”, “Beni dinleyemiyor, sürekli etrafı ile ilgili”, “Başladığı işi bitirmiyor” gibi şikayetlerle bize başvuruda bulunurlar.

DEHB’da Dikkatin belirli bir noktaya yeterince uzun süre odaklanmasında sorun vardır. Aynı anda tüm uyaranlara birden dikkat ederler. Her uyaran aynı şiddette ve önemdedir. Bir işle uğraşırken başka bir uyarı dikkatin dağılmasına neden olur. Bir iş yaparken o sırada içlerinden gelen başka bir şey yapma isteğine engel olamazlar. Aklına geleni yaparlar. Sonuçlarını hesaplamazlar.

Odası, üstü başı elbiseleri dağınıktır. Çantaları masaları çok düzensizdir. Sürekli bir şeylerini kaybeder, Bir kalem çıkarır, kağıt ararken kalemi kaybeder, yeni bir kalem arar… bir türlü başlayamaz. Bedeni yanınızda ama aklı yerdedir. Eğlence dışında sanki yarı uykuda gibidir. Bazen sorumlulukları başında hiç bir şey yapmadan durur. Tutarsızdırlar. Bir anı bir anına uymaz. Çok keyifli iken birden öfkelenir. Başarısı çok değişkendir, bir sene çok başarılıyken diğer sene tepetaklak olabilir. Bir gün sorumluluklarını tam getirir bir gün hiç birini yapmadan gelebilir. Ondan ne bekleyeceği pek bilinemez. Bellek sorunları vardır. Ummadığınız şeyleri hatırlar, bir dakika önce söyleneni hatırlamaz. Eşyalarını nereye koyduğunu hatırlamaz. Bir şey yapmasını söylenince başka bir şey yapar. İşe eve götürmesi gereken şeyleri unutur. Dinlemez dinler görünür, dinlese de hatırlamaz. Sakarlık, koordinasyon güçlükleri vardır. Çok sakardır. Yürürken kapılara eşyalara çarpar. O kadar çok düşmüş ve yaralanmıştır ki üzerinde yara izi olmayan yer kalmaz.

Sosyal ilişkilerde sorunlar yaşar ve tüm bunlardan dolayı benlik saygısı düşer.

DEHB olanlarla yaşamak zordur. Yakınlarına dikkat ve özen göstermedikleri için nitelikli bir ilişki kuramadıkları için yanlış anlaşılırlar. Sosyal ilişkileri yüzeyseldir. Derinlemesine ilişki kuramazlar. Bu durum ailevi bağları zayıflatabilir. İhtiyaç duyduklarında yanlarında baş koyacak omuz bulamayabilirler.

DEHB cinsel arayışları daha yoğundur. Taleplerinin dikkate alınmalıdır. Doğum günleri evlilik yıldönümleri gibi özel günlerle araları pek yoktur. Bunları hatırlaması gibi bir beklentiye girmek yapıcı olmayabilir. Hoşgörüye, sabra, ilgiye, koşulsuz sevgiye, esnekliğe, yakınlığa ve uzman desteğine ihtiyaçları vardır.

Tanı için bir uzman görüşü alınmalı psikoterapi desteği ve gerekirse ilaç tedavisine başvurmak için hem psikolog hem de psikiyatristin birlikte çalıştığı kliniklere başvurulmalı.

DEHB’nun Enerjik olma, Yaratıcılık, Sıcakkanlı ve cana yakın olma, Kolay ilişki kurabilme, Esneklik, Hoşgörülü olma, İyi bir espri yeteneğine sahip olma, Risk alabilme (bazen fazla oranda), İnsanlara kolaylıkla güvenebilme (bazen gerekenden fazla oranda) gibi olumlu özellikleri de vardır.

DEHB ile yaşamak zor gibi görünse de etkili yaşama teknikleri ve başa çıkma mekanizmaları güçlendirildiği takdirde nitelikli bir ilişki gerçekleştirilebilir.

DEHB ile yaşamak bir takım becerilerin elde edilmesiyle başa çıkılabilecek bir süreçtir. Hastanın kendisi veya yakınları bu becerileri elde etmek için uzman desteğine başvurdukları takdirde gerekli destek ve yönlendirmelerle hayatı daha keyifli ve yaşanılabilir kılmaları mümkündür.

Daha ayrıntılı bilgi ve başvuru için:

Ömer AKGÜL

Uzman Psikolojik Danışman

[email protected]

0216 428 75 46

www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]