Psikoloji Haberleri

ÖĞRENMEK, DÜŞÜNMEK, DENEMEK VE YENİDEN CESARET EDEBİLMEK…

 

 

Bebekler doğdukları andan itibaren çevreyle etkileşime girerler ve bu etkileşimler sayesinde öğrenirler. Onların en büyük yardımcıları anneleri veya yetiştirilmesini üstlenen bakıcılarıdır.

Öğrenme süreci kolay olmadığı gibi çocuğun zamana olan ihtiyacını ortaya çıkaracaktır. Ayrıca bu süreç algılama, hafızaya kaydetme ve akıl yürütme becerilerini de gerektirmektedir. Öğrenilenler bir sonraki öğrenmeler için zemin oluşturmanın yanı sıra deneyim ve tecrübeleri de içermektedir.

Çocuklar zihnin en açık olduğu ve algıların en hızlı çalıştığı 0-6 yaş aralığında bilgileri alır, işler. Bu süre zarfında da öğrenmeyi tetikleyen kaygı duygusunu da yaşarlar. Yeterli düzeyde kaygı bilgilerin öğrenilmesini ve motivasyonu sağlar. Bazen gereken beklenti eksik kaldığında yani düşük düzeyde kaygı yaşandığında  öğrenme gerçekleşmez, yapma istekliliği gözlenmez. Bazen de beklenti bireysel farklılıklar ve gelişim gözetilmeden verilerek aşırı kaygıya yol açabilir, bu da durumda da çocuklar her yaptığını doğru ve kusursuz yapmak zorunda hissetmeye başlayabilir ki bu da sakıncalı bir durumdur. Çocuğu düşüncede ketlenmeye doğru sürükleyebilir.

Bir insanı diğer canlılardan ayıran en önemli fark düşünebilmesidir. Yani analiz ve sentez yapabilmesidir.  Bu yeteneklerin gelişmesi için çocuklar sürekli teşvik edilmeli, modellerle ortaya çıkarılmalı ve geliştirilmelidir. Hatta yaratıcı düşünceler desteklenmeli, ölçülü risk alma yeteneği geliştirilmelidir.

Öncelikle ebeveynler çocuklarına ne kadar örnek olabildiğini bilmelidir. Anne veya baba özgürce fikir üretebiliyorsa, çıkarsama yapmada çekinmiyorsa ve hata payını kestirip risk alabiliyorsa çocukları da bu düşünce modeline sahip olabilecektir diyebiliriz.

Yargılamadan, eleştirmeden çocukların fikirleri dinlenmelidir ki, çocuklarda kendilerini yargılamadan özgürce düşünebilsinler.

İlköğretim çağı 7- 8 yaş çocuklarında  alternatif görüşlerin ve bakış açılarının gelişebilmesi için aileler neler yapılabilir:

 

  • Çocuklarında dahil olduğu aile toplantıları düzenleyerek onların da fikirleri alınabilir,
  • Çocukların en çok ihtiyacı olan yapabileceğine olan inancın vurgulanarak özgüvenin geliştirilmesine katkıda bulunulabilir,
  • Bazı küçük projeler vererek onların yaratıcılıklarının ortaya çıkmasına izin verilebilir,
  • Gerçekleşmesi imkansız gibi görünse de çocukların ortaya koydukları  fikirler övülerek ve değerli bulunabilir,
  • Kendi problemlerini kendilerinin çözmesi konusunda teşvik edilebilir,
  • “Nitelikli Düşünme” si için yol ve yöntemler geliştirilebilir. Örneğin;
    • İstenilen sonuca doğru sistemli ve adım adım gitme
    • Düşünme sistemini canlı tutacak şemalar, şekiller ve modellerden faydalanma
    • Atak yerine temkinli olmasına dikkati çekme
    • Açık fikirliliği önemseme
    • Başarı kadar başarısızlığında olabileceği gerçeğine inanılarak  hoşgörülü olunabilir,
    • “Başarılamayana” öğrenmeye başlama noktası olarak bakılabilir,
    • Büyük küçük fark etmeksizin bütün özel beceri ve yetenekleri dikkate alınabilir,
    • Merak duygusu körüklenebilir,
    • Soru sorma ve cevap ihtiyacı giderilebilmelidir,
    • Sorulan soruları küçümsemeden, engellemeden sorgulamaya izin verilmelidir
    • Kendi kendine amaç oluşturma ve plan yapmaya özendirilmelidir.

 

 

Tek bir çözüm, tek bir anlayış, tek bir bakış açısı demektir. Tek bakış açısı sınırlar ve geliştirmez. Farklı açılardan bakabilmesi için onları hata yapmaya, kusurlarını hoş görmeye ve cesaretlendirmeye ne dersiniz…

 

 

Ebru TUNCAY

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

 

 

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]