Tatil deyince aklınıza hangi kelimeler gelir? Dinlenmek, eğlenmek, kendine zaman ayırmak, hafiflemek, gezmek, deniz, güneş… Kelimelerin peşi sıra sorular da geliyor insanın aklına. Tatil insan psikolojisi için gerekli midir? Tatil psikolojisi diye bir şey var mıdır? Tatil yapmak yararlı mıdır? Nasıl tatil yapmalıyız? Tatil kelimesinin anlamı herkesçe değişir elbette. Ancak medya tatil deyince aklımıza gelmesi gerekenler de belirlenir oldu günümüzde. Tatil yapmak için gereklilikler öyle anlatılır oldu ki başka türlü tatil olmazmış gibi… Eskiler; tebdil-i mekânda ferahlık vardır demişler. Bizlere ortam değiştirmeyi tavsiye etmişler, bunun olumlu etkiler yaratacağını öngörmüşler, tatilin yararının altını çizmişler.
Öyleyse tatil yapmalı insan… Peki nasıl? Sosyolojik bir tahlil yapmak gerekirse 70-80 kuşağından bugüne tatilin manası pek çok açıdan değişti. Tatil yapılan yerlerden, tatilin kimlerle yapıldığına kadar farklılıklar doğdu. Şimdilerde eşlerin ayrı ayrı tatil yapmaları, ailenin her birinin farklı yerde tatil yapması, çocukları bırakıp tatile gitmek çokça tercih edilir oldu. Farklı tercihlere saygı göstermekle beraber bu konuda yapılan yanlışlardan biraz bahsedelim. Çoğu zaman hayat koşturmacasından kendi çocuklarımızı tanıyamaz olduk. Çocuklarımızla 4-5 saat birlikte zaman geçirmenin anlamını çoğumuz unuttu. Bu şekilde bir tempoyla yaşarken tatile de çocuklar olmadan çıkmak büyük bir fırsatı tepmek aslında… Eşler de kendi arkadaşlarıyla ayrı ayrı tatillere gidebilirler elbette. Fakat yine hayat meşguliyetlerinden birbirine zaman ayırmakta zorlananların, hayatlarında pek bir ortak noktaları olmadığından şikâyet edenlerin birlikte çıkacakları bir gezinin sağlayacağı paylaşım alanı hatırdan çıkarılmamalı. Küçük bir çocuğu olan çiftlerin baş başa kalma istekleri çok anlaşılır olmakla beraber 1.5 yaşından küçük çocukların anneden birkaç günden fazla ayrı kalmalarının uygun olmayacağı akılda tutulmalı…
Problem yaşayan aile ve çiftlere birlikte tatile çıkmaları önerilir çoğu zaman. Başbaşa tatil planları yapılır. Psikolojik açıdan bakıldığında iyi gitmeyen şeylerin olduğu çiftlerde, iletişim problemi yaşayan çiftler ve ailelerde; birlikte tatil yapmak bir test sürüşüdür aslında. 7 24 bir arada vakit geçirmek bu sorunun hallolmasına vesile olabileceği gibi, sorunun artık bir profesyonel yardımına ihtiyaç duyduğuna da karar verilebilir. Bu açıdan da tatil, hem bir uzaklaşma hem bir odaklanmadır.
Tüm yılın yorgunluğunu 1 haftada atmayı planlamak bazen kendi başına bir stres kaynağı olabilir. Çünkü bir şeyleri hep olmasını istediğiniz gibi yönetmeye çalışmak hayatın akışını bozmak demektir. Özlenen ya da ihtiyaç duyulan şeyleri gerçekçi planlamak gerekir. Planların olabildiğince ana hatları kapsaması tavsiye olunur. İnceden inceye tüm detaylarıyla programlanan bir tatilde karşınıza çıkabilecek bir aksaklık daha çok stres yaratacaktır. Bunun yanı sıra tatili tüm olumsuzluklardan soyutlamaya çalışmak da hayatın doğasına aykırıdır. Tatilde de üzülünebilir, tartışılabilir. Buna ayrıca üzülmek artı külfettir.
Tatil, her zaman için boş zaman geçirmek anlamına gelmez elbette. Gerçekte beynimiz normalde uğraştığı şeylerden farklı bir şeyle meşgul olduğunda da dinlenir. Yani değişiklik, beyni rahatlatan, dinlendiren bir şeydir. Bu yüzden farklılığa yönelmek kendiliğinden dinlendiricidir. Bunu yaz tatili ya da yılın belirli günleriyle kısıtlamadan da beyin mütemadiyen dinlendirilebilir. Hayatınıza anlam katan ikinci bir uğraşıya sahip olmak dinlenmektir. Stres yükleyen bir işi huzur veren bir ilişki dinlendirir. Şehir hayatının insanı aslından uzaklaştıran yapısına aykırı bir anlam arayışı kişiyi rahatlatır.
Gündemimizden olabildiğince uzaklaştırılmaya çalışılan akraba ziyareti de pekala bir tatil olabilir. Ebeveynlerinden uzakta yaşayan kişilerin ebeveyn ziyareti yapmaları çok ehemmiyetlidir. Tüm tatil buna ayrılmasa da ebeveyn ziyaretleri ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Geziye gidilen bir yerde, orada ikamet eden eski bir arkadaşa da uğramak tatile güzellik katar. İnsanların bireyselleşmesinin git gide arttığı bir zamanda insan ilişkilerine yatırım yapmak hayatı tatlandırır.
Aile bireylerinin tatilden beklentilerini konuşmaları ve herkesin özlem ve ihtiyaçlarına uygun olan tatilin birlikte yapılması en ideal olanıdır. Bu şekilde herkes birbirinin hatırı için bir şeyler yapmış olurken, kendi isteklerini de gerçekleştirebilmiş olur. İlk başta ulaşılmaz bir fikir olarak görünse bile olabilirliği için çaba göstermeye değer. Çünkü sadece bir eşin istediği gibi tatil yapmak diğer eş için katlanılması gereken bir süreç olabilmektedir. “Hatır” ve “hatırını gözetmek” karşılıklı olduğunda değerlenir. Bu; tüm hayat boyu geçerli bir kural olmakla beraber tatilde de akıldan çıkarılmaması gereken bir konudur… Haliniz, hatırınız hoş olsun…
Psk. Enise AKGÜL
Aile ve Çift Terapisti
Kim Psikoloji
www.kimpsikoloji.com
Âlâ Dergi Temmuz-Ağustos 2011


