Ruh Sağlığı

Mevsimsel Depresyon

Ala Dergi

kasım 2011

Mevsimsel Depresyon

Sonbaharın artık kendini iyiden iyiye göstermeye başladığı şu günlerde güneşin gülen yüzünü artık daha az görür olduk. Günlerin yavaş yavaş kısalmasıyla birlikte aydınlık geçen zaman dilimleri de azalmaya başladı.  Sabah gözlerimizi, bulutlu ve yağmurlu günlere açmaya başladık.

İnsan yaşadığı çevreyle, iklim koşullarıyla ve bir çok etkenle birlikte değerlendirilmesi gereken bir varlıktır. Yaşanılan olaylar, ve mevsim değişiklikleri ruh hali üzerinde belirli etkilere sebep olmaktadır. Mevsimlerin insan üzerinde pek çok fizyolojik ve psikolojik etkisi olduğundan söz edebiliriz. İlkbaharda doğanın canlanmasıyla birlikte yaz mevsimi kendisini yavaş yavaş göstermeye başlar, doğanın renklenmesi, güneşin parlaklığı kendimizi daha enerjik ve neşeli hissetmemezi sağlar. Sonbahar’ın yaklaşmasıyla beraber güneş yavaş yavaş etkisini kaybeder ve karanlık, sisli havalar hayatımıza hakim olur. Bu değişim sürecinde vücudumuz bir taraftan fiziksel değişikliklere adapte olmaya çalışırken  zihnimiz de benzer bir  çaba içerisine girer.

Mevsim değişikliklerinin sebep olduğu depresyon durumlarıyla karşılaşmamak ya da daha az  etkilenmek için öncelikle bu değişimin insan bedenini neden ve nasıl etkilediğinin farkında olmamızda fayda vardır. Yaz mevsiminde dışarıda geçirilen vakitler sonbaharla beraber azalmaya başlar. Sosyal olarak daha pasif bir döneme girilirken iş yoğunluğu açısından daha aktif bir dönem bizleri beklemektedir. Sonbahar aylarında sararan, dökülen yapraklar  ve doğanın ilkbahar ve yaz aylarında ki canlılığını kaybetmesi ruh dünyamızda hüzüne sebep olabilir. Çünkü bilinçdışımızda kendi yaşlanmamazı ve ölümümüzü çağrıştırabilir.   Bütün bunların yanında vücudumuz, kendisini güneş ışığına göre düzenlediği bir biyolojik saate sahiptir. Güneş ışığının yeterli miktarda alınmadığı kış aylarında biyolojik saat dengesi bozularak bir takım rahatsızlıklara kapı aralamaktadır. Sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının azalması beyindeki  melatonin hormonunun üretimini arttırmaktadır. Melatonin karanlık ve ışığın olmadığı ya da az olduğu ortamlarda salgılanan bir hormondur. Sonbahar ve kış aylarının yaza göre daha kapalı havalara sahip olması bu mevsimlerde bireylerin kendilerini depresif hissetmelerine sebep olmaktadır. Yine aynı şekilde sonbahar ve kış aylarında mutluluk veren serotonin hormonunun da az üretilmesine sebep olmaktadır.  Bütün bu etkenler bir araya gelince de karşımıza özelliklerde biyolojik olarak depresyona yatkın bireylerde daha sık rastlanan mevsimsel depresyon diye tanımlanan ruh sağlığı bozukluğu ortaya çıkıyor.

Mevsimsel depresyonun bir diğer alt tipi de ilkbahar, yaz aylarında karşımıza çıkabiliyor.  sonbaharda yaşanan mevsimsel depresyonda olduğu gibi  özellikle biyolojik olarak depresyona yatkınlığı olan bireylerde ilkbahar ve yaz aylarında depresif belirtiler daha sık görülebiliyor. Yaz aylarında  sıcak havaların da  etkisiyle ,vücudumuzda sıvı ve mineral kayıpları ortaya çıkar..Biraz uyuşukluk, enerji kaybı isteksizlik ve motivasyon kaybına sebep olabilir.

Mevsimsel depresyon belirtilerini incelediğimizde sıklıkla; isteksizlik, uyku hali, enerji kaybı, çökkün duygu durum, motivasyon kaybı, dikkat ve konsantrasyon bozukluklarıyla karşılaşıyoruz. Bu belirtlier hayat kalitemizini olumsuz olarak etkilemeye başlıyor ve iş yaşamında ya da sosyal hayatta bir takım performans düşüklüklerine, iletişim problemlerine,  iş gücü kaybına veya çeşitli problemlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Mevsimsel depresyon belirtilerine sahip bireylerin dikkat etmesi gereken ya da mevsimsel depresyonla karşılaşılmaması için en önemli ip ucu güneş ışığından mümkün olduğunca çok faydalanılmasıdır. Sabah mümkün olduğunca gün aydınlanmadan önce uyanarak güneşin ilk ışıkları itibariyle ondan faydalanmaya başlanılmalıdır. Gün içerisinde hava karanlık olsa bile öğle saatlerinde ya da öğleden sonra dışarıda 20-30 dakikalık bile olsa zaman geçirilmesi o an ki mevcut güneş ışıklarından faydalanılmasını sağlayacaktır.  Spor yapmalı ve kış aylarında sıklıkla enerji kayıpları ortaya çıkacağı için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Yeni hedefler belirlenmeli ve dışarıda geçirilen aktivitelere zaman ayırmaya özen gösterilmeli sosyal aktivitelerden kısıtlamaya gidilmemelidir. Bütün bu alanlara dikkat ediyor olmanıza rağmen eğer psikolojik ve fiziksel şikayetlerinizde azalma yaşamıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanınına başvurmanız uygun olacaktır.

Mutlu bir sonbahar geçirmeniz dileğiyle…

 

Klinik Psikolog

Merve Tunay Dünya

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]