Ruh Sağlığı

Sınav kaygısı

Üniversite sınavları henüz bu hafta tamamlandı. Fakat çocukların önlerinde zorlu bir süreç var. Okul ödevleri, sınavlar, denemeler hem çocukların hayatını, hem de ailelerinin hayatlarını etkilemektedir. Türkiye’de okul, ahlaki kuralların öncelendiği ve toplumsal yaşamı anlatan kurumlar olarak değerlendirilmelidir. Fakat sınav sistemleri, idealleri hedefler insanların beklentilerini sadece akademik başarı olarak belirlemektedir. Ailelerin, okul çağına gelmiş çocuklarından beklentileri de sadece akademik başarı olarak ortaya çıkmaktadır. Halbuki bu durum daha farklı şekillenebilirdi.

Genel tanımıyla okul dönemi çocuklar için gerçekten zorlayıcı ve bir o kadar da ilişkilerin şekillendiği, sınırların öğrenildiği mekânlardır. Toplumsal kuralların, akran ilişkilerinin, birlikte yaşamanın, öğrenilmesi gereken sınırların oluştuğu kompleks bir yapıdır. Birçok alanda sağlık hizmeti veren bir hastane gibidir okul. Toplumsal yapılanmanın, birçok alanda eğitildiği, geliştirildiği, birçok hizmetin sunulduğu mekânlar olarak önümüze çıkmaktadır. Hastaneler insanın fizyolojik rahatsızlıklarını onarırken, okullar da ruhsal yapılanmaların onarıcı görevini görmelidir. Fakat bazen çocukların bazı duygu ve düşüncelerine zarar veren nitelikte okullar da yok değildir.

Son senelerde artan rekabet ortamı, akademik hedeflerin yükselmesi, çocuklarda ki panik ve endişe halini de artırmaktadır. Bu durum daha çok başarı merkezli çalışan, rekabet ortamı oluşturan, fazlaca sınavlara endeksli hedef belirleyen okullarda çocukların daha fazla sıkıntılar yaşadığı gözlemlenmektedir. Bu tarz okullara giden çocukların aileleri de, bu yarışın içine çekilmektedir. Oyunun bir parçası olmaktan geri duramamaktadır aileler de. Okulda öğretmenlerinden, evde de anne ve babasından fazlaca beklenti içinde olunan çocuklar bazı kaygı halleri yaşarlar. Çoğunlukla sınav ortamında, sınavlara çalışırken ortaya çıkan bu duruma “sınav kaygısı” adı verilir. Okul başarısında yüksek beklenti içine giren ailelerin ve okul öğretmenlerinin etkisi çok daha fazladır.

Sınav kaygısı, sınav anında kalp çarpıntısı olmasıdır. Bununla beraber diğer belirtiler; terleme, titreme, nefes daralması, boğuluyormuş hissi yaşaması, göğüs ağrısı ve daralma hissi, bulantı, kusma, sık sık tuvalete gitme isteği, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma, el ayak ve bütün vücutta uyuşma hali yaşaması, el ve ayaklarda karıncalanma hissinin oluşması gibi durumlardır.

Bu belirtileri yaşayan çocuklar sınav anında bildiklerini bile unutur, başarılarını gösteremezler. Başarı oranı düştüğü içinde bu yaşananlar çocukta büyük bir hayal kırıklığına, psikolojik olarak yıkıma neden olabilir. Bu belirtilerle karşılaşan aileler genellikle, çocuklarının derslerden ve çalışmaktan kaçınmak için böyle davrandıklarını düşünebilirler. Rahat bırakmak, çocuğu rahatlatmak yerine daha fazla üstelemeyi tercih edebilirler. En sonunda çocuk da fizyolojik sıkıntılar başladığında, aileler durumu ciddiye alıp, gerçekle yüzleşmek durumunda kalabilir. Karın ağrısı, mide bulantısı, göğüs ağrısı ile hastaneye gidip, psikoloğa yönlendirilen çok fazla sınav kaygısı yaşayan çocuk vardır.

Sonuç olarak, okul dönemi başladığında rekabet ortamına giren ve sürekli başarılı olduğu takdirde sevileceğini düşünen bir çocuğun kaygı hali taşıması çok normaldir. Çünkü yenidünya düzeni başarılı olanı, tuttuğunu koparanı, her istediğini elde edeni, daha çok ön plana çıkardığı için nitekim ailelerde bu beklentilerin esiri olmaktan kendilerini alıkoyamazlar.

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]