Ruh Sağlığı

Karnelenmek mi Sobelenmek mi?

BÜYÜK bir tren yolculuğuna çıktığımızı düşünelim! Yolda bir sürü istasyon olsun. Her istasyonda ayrı ayrı duygular yaşayalım, başka başka mekânlar, farklı desenler olsun. Öyle durak yerleri olsun ki bunlar birinde hissettiğimizi diğer bir başka istasyonda tekrar hissedebilelim. Tekrar geriye dönüp baktığımızda önceden geçtiğimiz bir durakta hissettiklerimizin, diğer başka duraklara da taşındığını görürüz. Duygular, mekanla özdeşleşecektir. Bir istasyonda yaşadığınız duygular ve gördükleriniz, başka bir istasyonda karşılaştığınız benzerliklerle bütünleşecektir. Yaşam gibi…

Hayatımızda geçmiş yaşantılarımızın, sonraki yaşayacaklarımıza etkisi vardır. Mesela ilk doğduğumuz anda göz göze geldiğimiz kişinin bizde uyandırdığı duygular , ilk okula başladığımızda ilk karşılaştığımız ve eğitim veren eğitimcilerin bizde oluşturduğu izlenimler, duygular ve yaşananlar ilerde iş kurarken, evlenirken, eş seçerken, çocuk yetiştirirken büyük rol oynamaktadır. Eğitmenin hayatımızdaki yeri, okulun etkisi,
okul arkadaşlığı deyip te geçmemek lazım. Karne haftası olduğu için öncelikle anlatmayı hedeflediğim, okul hayatı yani hayat trenindeki okul istasyonudur.
Bir çocuk altı yaşını bitirdiği andan itibaren eğitim hayatı başlar ve uzun yıllar devam eder. Bazen kendi ailesiyle geçirdiği vakitten daha çok okulda öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla vakit geçirebilir bir çocuk.

En iyi eğitimi almaları için aileler de kendi imkanları elverdiğince hazırlamaya ve oluşturmaya çalışır. Netice olarak ta bazı çocuklar başarılı olur, bazı çocuklar başarılı olamaz! Bunu dönem sonu ve yıl sonu verilen karnelerin içindeki not ortalamaların belirler ne yazık ki. Elbette ki ders başarısının önemi büyüktür . Fakat bir öğrencinin ahlak gelişimine, arkadaş ilişkisindeki durumuna, okulda ve okul dışı kantin, kütüphane gibi ortamlarda ki tutumuna da ders başarısı kadar önem veriliyor mudur?

Bence bu bir öğretmen tarafından değerlendirilirken en çok önem verilmesi gereken başarı puanlaması olmalıdır. Ailelerde bu değerlendirmeye öncelik vermelidirler. Nihayetin de bir çocuğun eğitim hayatında kazanacağı ahlaki normlar hayatı boyunca bir yol
haritası çizmesine yardımcı olacakken, derslerde öğrenilen coğrafi bilgiler, tarihler, matematik formülleri, üniversite sınavına girdiği gün önemini yitirmektedir.

Okul derslerinde öğrendiği bilgiler, akranları arasında rekabet ölçüsü oluştururken, eğitim hayatında (buna aile içinde öğrendikleri de dahil) edindiği izlenimler, gözlemler , örnek davranışlar , ahlaki normlar , toplumsal değerler onun insanlık derecesini artıracaktır.
Eğitim hayatında ailelerin, eğitimcilerin öncelediği “ahlaki değerler” olursa, değerlerin olduğu nispette de başarı oranı artar. Çünkü ahlaki değerler insanı disipline eder , çalışkan olmayı, kurallı olmayı öğretir . Zamanı güzel kullanmayı, başkasının hakkını ihlal etmemeyi öğretir. En önemlisi nesiller arası farktan doğan iletişimi şekillendirir. Bunlar olursa başarı kendini zorlamadan gelir.
Beden eğitimi, resim, müzik dersleri eğitim hayatımda boş geçen ders saatleriydi. Ne bu derslere, ne de bu derslerin eğitmenlerine gereken ilgi gösterilirdi. Sanırım bir çok okulda hala aynı şartlar devam ediyor. Halbuki resim yapmanın bir çocuğun ruhsal gelişimine olan katkıları tartışılamaz. Beden eğitimi, bir çocuğun kendini beden yoluyla ifade etmesi için, bir duruş belirlemesi ve beden sağlığı için en güzel derslerden bir tanesidir . Müzik de sesin kullanımı ve doğada bulunan ritimleri ayırt etme becerisini nota bilgisi dahilinde veren en güzel disiplinlerden biridir. Bu dersler eğitimin hangi evresinde yer alıyor veya okul öğrencilerinin bu üç derste gösterdikleri üstün başarı yeterince önemseniyor mu?Ailelerin ve eğitimcilerin, çocuklardan ve gençlerden bekledikleri ders başarısı sadece fizik, kimya, matematik gibi dersler için önem arz etmekte. Fakat ne denebilir ki bu hafta karnelerin çocuklara dağıtıldığı hafta ve ben bir büyüğümün sıklıkla dile getirdiği bir özlü sözle yazımı bitirmek istiyorum.

“Her akıl bir olsa, koyuna çoban bulunmaz.”

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]