Psikoloji Haberleri

AİLENİN ÇOCUĞU YENİ KARDEŞE HAZIRLAMASI

Yeni bebeğin doğacağının öğrenildiği andan itibaren çocukları kardeş olgusuna hazırlamak, kardeş kıskançlığını önlemenin en önemli faktörüdür. Çocuğa kardeşinin doğacağı söylenmeli, bunun nasıl bir süreç olacağı anlatılmalıdır. Bilmediğimiz şeyler insanları korkutur. Bir konunun nasıl olacağına dair bir fikrimiz olmazsa, bu bizim hayal gücümüze kalmış olur ve çocukların hayal güçlerinin ne kadar geniş olduğunu düşünürsek, çocuk bebek hakkında hiç aklımıza gelmeyen şeyler dahi düşünüyor olabilecektir. Bu sebeple bütün süreci çocuğa anlatmakta fayda olacaktır. Busüreç şayet çocuk 1-2 yaşlarında ise elinin anne karnına konması ve bebeğin orada büyüdüğünün, annenin karnının da zamanla büyüyeceğinin anlatılması ile başlatılır. Hatta bu süreçte çocuğun yaşına uygun olarak bebeğin anne karnında gelişim fotoğrafları da gösterilerek 9 aylık süreçlerinin nasıl olacağı anlatılabilir. Annenin eski hamilelik fotoğraflarını çocuğa göstermesi, onun da aynı süreçten geçtiğini anlamasına yardımcı olacaktır. Çocuğun yeni doğmuş fotoğraflarına ve ilk bebeklik sürecinin fotoğraflarına bakması da, doğumdan sonra neler yaşayacaklarını anlamasına ve kabullenmesine yardımcı olacaktır. Ailenin yakınlarında yeni doğan varsa, çocuğun bu süreci anlaması daha da kolay olacaktır.

Hamilelik döneminde bebeğin isminin ve mobilyalarının seçilmesi, eşyalarının yerleştirilmesi, alış verişlerinin yapılması gibi süreçlere çocuğunda dahil edilesi; bir aile olunduğu ve birliktelik mesajının çocuğa verilmesi önemlidir. Çocuk etkilenmesin diye bebekle ilgili durumlardan çocuğun dışlanması, ayrımcılık hissine sebep olacaktır. Bir anda evde bebeğin odasını ve eşyalarını gören çocuk, şaşıracak; bebeğin de evde bir yeri olduğunu ani bir şaşkınlıkla fark edecektir. Sürece dahil olan çocuk ise bebeğin evdeki konumunu ani bir şekilde fark etmeyecek, bir sonraki aşamaya sürekli hazırlandığı için hiçbir şey ona kötü sürpriz olmayacaktır. Özellikle çocuk ve yeni doğan aynı odayı paylaşacaksa, sürece dahil olmayan çocuk bir anda odasına, oyuncaklarına ortak olan bir canlının varlığından rahatsız olacaktır.
Doğuma yaklaştıkça, doğumun nasıl olacağını soran çocuğa doğum basitçe anlatılmalıdır. Ayrıntıları ile anlatılan bir doğumda çocuk anneyi kaybetme ve bebeğin anneye zarar verebileceği kaygısını yaşayabilir. Doğumun bir kutlama şeklinde olacağı, bunun sevinçli bir olay olduğu, doğum şekerlerinin hazırlandığı ve misafirlerin olacağı çocuğa anlatılmalıdır.“3 kişi arasındaki sevginin artık 4 kişi arasında olacağı yani bu sevginin daha da büyüyeceği” çocuğa anlatılmalıdır. Buna ek olarak annenin birkaç gece hastanede kalacağı ve bu süreçte ona babaanne/anneannesinin bakacağı söylenmelidir.
Ne kadar başarılı bir hazırlık dönemi geçirilmiş olursa olsun, “kardeş istiyorum” diyerek anne-babasını bıktıran bir çocuk bile doğumdan sonra kıskançlık belirtileri gösterebilir. Yeni bireyin eve gelmesi evdeki bütün dengeler değişim göstermekte, anne sürekli bebekle ilgilenmek zorunda kalmakta ve gelen misafirlerin hepsi de bebekle ilgilenmektedir. Bu durumda çocuğun kardeşine olan kıskançlık ve kızgınlık duygusu aslında çocuğun anne-baba ve çevresine olan kızgınlığıdır. Çocuk kendisinin de var olduğunu ispatlamaya çalışıp, anne babasının ilgisini çekmek için farklı davranış biçimleri sergilemeye başlar. Anne-babanın “seni kardeşinden daha çok seviyoruz” sözleri işe yaramayacaktır çünkü çocuk daha çok sevilmek değil sadece sevilmek ister. Bu sözler arada bir rekabet olduğunu çocuğa kanıtlar nitelikte olacaktır. Bebekle ilgilenmek zorunda olan annenin bu sözlerinin de kıymeti olmayacaktır. Çocuğun sadece değerinden bir şey kaybetmediğini anlamaya ihtiyacı vardır. Çocukları ayırmaya çalışmak, ikisinin karşılaşmasını minimuma indirmeye çalışmak bu süreçte hatalı bir davranış olacaktır. Bebeğin beslenmesinde, altının değişmesinde çocuğun yardım etmesine izin vermek, onun da bakım verenlerden biri olmasını sağlamak çocuğun kardeşine olan bağlılığının artmasına neden olacaktır.
Küçük ve bakıma muhtaç olduğu için kardeşinin aşırı ilgi gördüğünü gören çocukta “geriye dönme” dediğimiz biberonla süt içmek isteme, tuvaletini kaçırma, parmak emme gibi bazı davranışlarının geri dönmesi ile karşılaşılabilir. Bu durumda çocuğun artık büyüdüğü bunlara ihtiyacının olmadığı anlatılmalı, çok ısrar ederse biberon bir kereliğine verilmelidir. Ancak çoğu durumda çocuklar biberonla içmekten rahatsız olmaktadırlar. Ayrıca bunun geçici bir durum olduğu unutulmamalıdır.
5 yaşına kadar çocuklar karşısındakine zarar verdiklerini fark edemezler. Çocuk kardeşine zarar verici davranışlarda bulunursa bu durum gerçekten zarar verme değil, kızgınlık içeren bir inceleme davranışı olarak algılanmalıdır. Bu davranış ile ailenin ne tepki vereceği de incelenmektedir. Aile çocuğun kardeşine ne kadar zarar verici bir davranışta bulunduğunu, sonucunda neler olabileceğini çocuğa anlatmalı; zarar vermemesi gerektiğini kesin bir dille anlatmalı ve bu konuda taviz vermemelidir. Ancak çocuk kardeşine zarar vermiyor dahi olsa, ikisini yalnız bırakmamak yararlı olacaktır.
Kıskançlığın hepimizin doğasında var olduğu açıktır. Özellikle kardeş kıskançlığı çocukların yaşı kaç olursa olsun hep süregelmektedir. Bu durumda küçücük bir çocuğun kaygısını anlamak, durumla baş etme stresini fark etmek önemlidir. Bu sebeple çocuğun duygularını ifade etmesine yardımcı olmak, üzüntüsünü-kızgınlığını-korkularını konuşmak önemlidir. Çocuğun kardeşini sevmesi için ona zaman tanımak, sevmediğini söyleyebilmesine fırsat vermek, sevmesi için onu zorlamamak bu süreci kolaylaştıracaktır.

Nevin IŞIK

Klinik Psikolog

Kim Psikoloji


Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]