Ruh Sağlığı

BABALAR VE ÇOCUKLARI

BABALAR VE ÇOCUKLARI

 

“Baba” kelimesine yüklenen anlam, geçmişten günümüze kadar hep en güçlü otorite unsuru olarak bilinmiştir. Babalar, korkulması ve saygı duyulması gerekilen aile üyesi olarak değerlendirilmiştir. Fakat değişen zamanla babanın görevi daha çok ekonomik boyutta önem kazanmış ve sahip olduğu manevi ağırlık, yerini maddi ağırlığa bırakmıştır. Böylece çocuklar babalarını bir nevi bankamatik olarak görmüş ve babalar da çocuklarının hayatında olması gereken yerden çok uzak, çok farklı bir noktada yer almaya başlamışlardır.

Günümüz şartlarında, yoğunlaşan iş hayatı, iş seyahatleri, toplantılar ve yollarda geçen uzan zaman sonucunda da babalar evlerine, çocuklarına daha az zaman ayırmakta, bunun çocuk üzerinde oluşturduğu olumsuz durumu dengelemek için ise çocuklarını imkanları ölçüsünde paraya boğmakta ve böylece babalık görevilerini yaptıklarını sanmaktadırlar.

Oysa çocuk için “baba” çok daha farklı bir yerdedir. Bu rol parayla değiştirilemeyecek kadar önemlidir. Babanın yerini hiç bir şey, para veya oyuncak dolduramaz. Çocuk için baba, kendisini hayata bağlayan en önemli araçlardan biridir. Çocuğun, annesi kadar babasıyla da zaman geçirmeye ihityacı vardır. Bu, onda oluşacak güven duygusu için en önemli etkenlerden biridir.

Babalar genellikle çocuklarının geleceği için çalıştıklarını söyler ve onlara az zaman ayırmalarının gerekçesi olarak da bunu gösterirler. Oysa çocuk için gelecek değil, bugün önemlidir. Çocukta henüz gelecek bilinci oluşmamıştır. Babasına ihtiyaç duyar,  yokluğunu anlamlandıramaz ve bu da onu üzer. Babalar çocuklarının geleceğini kurtarmak için çoğu kez çocuklarını kaybederler.

Baba çocuk ilişkisi küçük yaşlarda oluşacak dengeli bir ilişkiyle sağlıklı temeller üzerine oturur. Babalar çocuklarına zaman ayırdıkça birbirlerinin gelişimine çok yönlü katkıda bulunurlar. Birlikte geçirilen zaman sonucunda gerek babada gerekse çocukta özgüven ve yeterlilik duyguları gelişir. Uzmanlar çocuklarıyla daha uzun zaman geçiren babaların, daha anlayışlı ve sevecen olduklarını da belirtmişlerdir.

Ayrıca bu sayede hem çocuk annesine karşı bağımlılık duygusundan kurtulmuş olur hem de annenin yükü hafifler.

Çocuğunu ne kadar çok severse sevsin, otoritesini kaybetmemek için, bunu ona söylemeyen, ona sarılmayan ve onunla birebir zaman geçirmeyen her baba, çocuğunu kaybetmeye bir adım daha yaklaşıyor demektir. Çünkü babasıyla konuşamayan, onu bir ceza unsuru olarak gören her çocukta davranış sorunlarının çıkması kaçınılmazdır.

Yıllar sonra, “keşke” ile başlayan cümleler kurmamak için bugünden çocuklarımızın oyun arkadaşı olmamız, gelecekte çocuklarımızla kuracağımız anlamlı ilişkiler için en doğru adım olacaktır.

 

KİM PSİKOLOJİ

Uzm.Pedegog Zeynep Temizer Atalar

[email protected]

(0216) 428 75 46

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]