
Çocuk psikiyatrisinde bebeğin psikososyal gelişiminde büyükanne/babaların rolüne bakıldığında çelişkili sonuçlar elde edilmiştir. Bazı araştırmalar büyükanne/babaların olumlu etkilerini vurgularken, bazı araştırmalar herhangi bir olumlu etki bulamamış hatta olumsuz etkilerinin olabileceği yönünde bulgular elde etmişlerdir.
Araştırmalar ilk 9 aylık periodda bebeğin sadece tek bir bakım verene yani anneye ihtiyacı olduğunu göstermiştir. Çocuk 9 aydan sonra anne-babadan kısa süreli ayrılabilmekte ancak kreş gibi okul öncesi kurumlara uyum sağlayabilmek için gerekli sosyalleşmeyi yaklaşık 2-2.5 yaşında kazanmaktadır. Çalışan anne babaların giderek arttığı çevremizde kreşe kadar olan dönemde çocuğun bakımı ile ilgili sorun ortaya çıkmaktadır. Günümüzde bu dönemde sıklıkla bakıcı anne ya da ablalar tercih ediliyor. Bu dönemde, çocuğun dil ve motor gelişim gibi birçok alandaki gelişimi bu bakıcılar tarafından karşılanamamakta, hatta çocuklar kontrol edemediğimiz bu ilişki sırasında çeşitli ihmal ve istismarlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kendini koruma ve ifade etmeden yoksun olan bu yaş grubunda da bu ara bakımın çocuğu sevebilecek kan bağı olan kişilerce verilmesini öneriyoruz. Sosyalleşmeye geçilen bu dönemde büyükanne/babalar önemlidir. Anne-babadan çok yabancı olmayan, tanıdık yüzlere geçme çocuğun uyumunu artıracaktır. Bunun dışında ilk çocuklarına kavuşan deneyimsiz anne baba için bu dönemi yaşamış kişilerin deneyimleri de yararlı olabilir. Bunun dışında çocuğun anne ya da baba kaybı ya da uzun süreli ayrılığı yaşadığı durumlarda da büyükanne/babaların rolü önemlidir.
Büyükanne-büyükbaba için torun; tam bir coşku kaynağı, yineleme ve telafi fırsatıdır. Bu ilişki bir yandan çocuklarıyla yaşamaktan büyük mutluluk duydukları olayları yeniden yaşama fırsatı sunarken, diğer yandan anne baba olmanın sorumluluğunu taşımadan kendi çocuklarına yapamadıkları, yanlış ya da eksik yaptıklarını düşündükleri şeyleri düzenleyerek yeniden uygulama fırsatı verir. Eğer çocuğunuza büyükanne ve büyükbabanın bakmasına karar verdiyseniz; anne babaların, çocuğun bakımı konusunda yardım aldıkları büyükanne ve büyükbabalarla olumlu ilişkiler ve işbirliği içinde olmalarının çocuğun gelişimini olumlu yönde etkilediğini unutmamalısınız.Bunu sağlamak için, her iki tarafın göz ardı etmemesi gereken iki temel nokta;
– Büyükanne ve büyükbabaların, çocuktan birinci derecede sorumlu olan kişilerin anne baba olduğunu kabul etmesi,
– Anne babaların ise, büyükanne ve büyükbabaların torunları aracılığıyla yeniden hayat bulduklarını, torunlarıyla kurdukları bu ilişkilerin bulundukları yaş diliminde onlara yeni bir hayat amacı sağladığını kabul etmesidir.
Çocuğunuzu anne babanıza emanet etmeniz, çocuğunuza değerlerin, aile ritüellerinin aktarımında, bağlı olduğu soy zincirine kendisini dahil hissetmesinde mutlaka olumlu etkiler oluşturacaktır.
Ancak bu sayılan olumlu katkılar yanında geçmişle ilgili aktarılan ve bilimsel olmayan büyükanne/baba deneyimlerinin çocuğun fiziksel sağlığı ile ilgili olumsuzlukları tartışılabilir. Bebek büyütmek ile ilgili pek çok anlayış son 15-20 yıl içinde önemli oranda değişim gösterdi. Kendi anne babalarınızın sizi büyütürken kullandığı yöntemler ile bugün önerilenler birbiriyle aynı değil. Bazen doktorunuzun bebeğiniz ile ilgili önerilerinin dahi büyükanne ve büyükbabalara ters gelebildiği, kendi bilgi ve deneyimlerinden yola çıkarak öneriler sunabildikleri, hatta önerilerini dayatmaya vardırabildikleri durumlarda olabilmektedir.Çatışma ve gerginliğe neden olabilecek bu durumlarda;öneriyi beğenmeseniz de sonuna kadar sabırla dinlemeniz, öneriyi anladığınızı ancak doktorun önerisini denemek istediğinizi belirtmeniz büyükanne ve büyükbabaların kırılmalarını ve gerginliğin tırmanmasını engelleyecektir.Bir yandan anne baba oluşunuz diğer yandan anne babanızın çocuğu oluşunuz gibi iki role uyum sağlamak bir miktar zaman gerektirir. Büyükanne ve büyükbabalar içinde aynı durum söz konusudur. Kendi çocuklarının anne ya da baba oluşları onlar için henüz alışıldık belki de henüz kabul edilmiş bir durum değildir. Sizleri onların yetiştirmiş olmasından dolayı kendilerinin sizden daha tecrübeli ve bilgili olduğuna inanırlar. Ellerine geçen her fırsatta da bu bilgi ve deneyimlerini paylaşmaya çalışırlar. Kendi düşünce ve yargılarıyla çocuklarını yetiştirme fırsatını yakalamış büyükanne ve büyükbabalara aynı fırsatı sizin de yaşamayı istediğinizi belirtmeniz ya da çocuk yetiştirirken kendilerinin yaşadıkları ve rahatsız oldukları müdahaleleri anımsatmanız işinizi kolaylaştırabilir. Ancak onların tecrübe ve bilgi birikimlerinin çağımızdaki değişim ve gelişmelere rağmen halen işe yarayabileceğini de unutmamalısınız.
Bu durum aynı zamanda getirdiği yeni ilişki alanı ve roller ile karşılıklı çıkmazlar ve zorluklar da yaşatabilecektir. Özellikle aile terapistlerinin üzerinde durduğu; şayet anne-baba, bağımsızlığını kazanmış ve yeni bir ev kuracak olgunluğa gelmiş bireyler değillerse; büyükanne/baba da yetiştirilen neslin evden ayrılmalarını kabullenecek olgunlukta değilse iki ayrı ev hiçbir zaman oluşamıyor ve bireysel ya da eskilerden gelen özellikler farkında olmadan bebek anne-baba ilişkisine aktarılabiliyor. Bunun sonucunda çocuğa farklı tutum ve mesajlar aktarılmaya başlanıyor. Çocuk üzerinden olumsuz duygu ve düşünceler aktarılabiliniyor.(annen beceriksizin teki, baban kızıma uygun biri değil). Bu durumda çocuğun özdeşimi, olumlu anne-baba-çocuk ilişkisi bozulabiliyor.
Bunların yanında en sık karşılaşılan sorun çocuk üzerinde disiplin kurmada görülüyor. Büyükanne ve büyükbabaların torunlarını şımartma eğilimleri bir gerçektir. Torunlarının sevincini, mutluluk çığlıklarını görmek onlar için birer keyif kaynağıdır. Bunun içinde; zaman zaman çocuğunuzun çok istediği ve çoğunlukla da sizin kısıtlama getirdiğiniz şeyleri alarak onları mutlu etmeye çalışırlar.Buradaki sakınca, çocuğun her istediğine oldukça hızlı kavuşuyor olmasında yatar. Çocuğunuza nelerin verilmesini istemediğinizi ve nedenlerini oldukça açık ve net olarak belirtmeniz ortaya çıkabilecek çatışmaları engelleyecektir. Mutlu ve keyifli olmaları için çocuklara çok fazla maddi ödüller, hediyeler verilmesi, çocuğun her istediğine oldukça hızlı olarak ulaşmasına neden olur. Böyle yetişen bir çocuk için maddi içerikli nesneler sevgi işareti olarak kabul edilebilir. Bu durum bireyi, kendisini mutlu hissetmesinin tek koşulunun maddi nesnelere sahip olması gibi bir yanılgıya götürür. Bir şeyi arzulamak, istemek için o şeyin eksikliğinin hissedilmiş olması gerekir. Oysa eksiklik hissetmesine fırsat verilmemiş çocuklar, bir şeyi isteme ve bunun için çaba sarf etme gibi önemli deneyimleri yaşayamazlar. İnsan hayatı için önemli kavramlardır; arzulamak, istemek ve erteleyebilmek.
Büyükanne ve büyükbabalarıyla vakit geçirirken, çocukların yaptıkları yanlış davranışları daha hoşgörüyle karşılanır, istedikleri yerine gelir, evin birer kralı ya da kraliçesi gibi yaşatılırlar. Bu nedenle çocuklar genellikle büyükanne ve büyükbabalarıyla vakit geçirmekten keyif alırlar. Çocuklar büyükanne ve büyükbabalarının aşırı hoşgörüsünden olabildiğince faydalanacaklardır. Hatta aynı tutum ve davranışı anne babalarının da göstermesini bekleyeceklerdir.Ancak, “Büyükannen ve büyükbaban senin tüm isteklerini karşılıyor olabilir ancak ben aynı şekilde davranmayacağım” ya da “büyükannen ve büyükbabanın evinde geçerli olan kurallar ile bizim evimizdeki kurallar aynı değil. Evimizde kendi kurallarımız geçerli.” şeklindeki ifadeleri kendi cümlelerinizle çocuğunuza aktarmanız, çocuğunuzun sizden beklentilerini şekillendirmesinde yardımcı olacaktır. Koyduğunuz kurallar konusunda tutarlı ve kararlı olmanız önemlidir. Sizin kurallarınız ile büyükanne ve büyükbabaların koyduğu kurallar arasında önemli bir dengesizliğin oluşu, çocukların bu durumu duygusal şantajlar yaparak kullanmaya çalışmalarına neden olabilir. Çocukların zaman zaman “Sen beni büyükannem kadar çok sevmiyorsun. O olsaydı bunu alırdı.” “Ben büyükbabamı daha çok seviyorum çünkü o hiç kızmıyor” gibi cümlelerini duyabilirsiniz. Buradaki en büyük tuzak anne babaların çocukları tarafından daha az sevilme kaygısına kapılıp kendi anne babaları ile rekabete girmeleridir.Çocuğunuza koyduğunuz kuralların sınırlarını genişletmeye çalışmaları da başka bir çatışma alanı olabilir. Örneğin; harçlığını kullanmayı aslında bir yanıyla sorumluluk almayı öğretmeye çalıştığınız çocuğunuz, sizin belirlediğiniz harçlıkla belirli şeyleri alabilecek iken büyükanne ve büyükbaba tarafından her istediğine anında ulaşabilmesine neden olabilecek miktarda ek harçlık verildiğinde istenilen sorumluluğu kazanamayacaktır. Çocuğun gelişiminde kuralların sevgi kadar önemli olduğunu belirtin ve sizinle kurallar konusunda işbirliğine girmelerini talep edin. Çocukların aşırı hoşgörü ile karşılanmış olması, sınırlarının olmaması çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkiler. Çocuk kendi sınırlarını koymayı öğrenene kadar ona sınırlarını yetişkinler çizmek zorundadır.
Özellikle okul öncesi dönem, çocukların bilişsel gelişimlerinin ve dil gelişimlerinin en hızlı yaşandığı bir zaman dilimidir. Bu dönemde çocuğun bakımını üstlenecek olan yetişkinin, çocuğun ihtiyaçlarını eşduyumla karşılayabilir, gelişimi için olanak sağlayabilir, merak duygusunu tetikleyebilir nitelikte olması önemlidir. Çocuğun bakımını üstlenen büyükanne ve büyükbaba özellikle yaşları nedeniyle bu nitelikteki bir bakımı vermede zaman zaman zorlanabilir. Sizler anne baba olarak böyle bir sorumluluğu onların tek başına taşımalarını beklememeli ve bu sorumluluğun aynı zamanda size ait olduğunu unutmamalısınız. Onların doğalarına ve yaşlarına aykırı olabilecek iletişim tarzı geliştirmelerini ve hızla gelişen çağımıza ayak uydurmalarını beklemek ve bu konuda zorlamak oldukça yaralayıcı olabilir.
Büyüklerin çocuğun gelişimi üzerine etkisinde şu özelliklerin de etkisi olduğunu düşünüyoruz: Birlikte ya da ayrı yaşama (çekirdek-geniş aile), Büyüklerin fiziksel sağlığı (hastalıkları, kayıpları ve çocuğa gelişim dönemine göre etkisi), Anne babanın ekonomik bağımsızlığı ya da büyüklere bağımlılığı. Boşanma sonucu dağılan ailelerde anne babadan biri çocukla yaşamakta ve diğer ebeveyn aralıklı çocuğu görmektedir. Böylesi ayrılıklar sıklıkla ayrılan eşler için travmatik olmakta ve eşler anne ya da babaları ile birlikte yaşamaya başlamaktadırlar. Bu ailelerde diğer ebeveynin yerine sıklıkla büyük anne ya da büyükbaba girerek anne ya da baba rolü üstlenmektedirler. Çocuğun gelişim dönemine göre birçok olumsuzluk başlamaktadır.
Günümüz toplumunda giderek çekirdek aile (anne, baba ve çocuklar) yaşantısına geçiş olduğu için büyükanne/ babaların bu karıştırıcı etkileri giderek azalmaktadır. Bakıcılar, öğretmenler ve komşular çocuğun yaşantısında kısa süreli etkileri olabilecek diğer karıştırıcılardır. Anne baba ve çocuktan oluşan aile içinde çocuğun gelişimi destekleniyor ve bu karıştırıcılar kısa süreli ya da kontrol edilebilir düzeyde kalıyorsa çocuğun ruhsal gelişiminde olumsuz ve kalıcı etkilerle karşılaşılmaz…
KİM PSİKOLOJİ
Uzm. Psk. Nevin IŞIK DEMİRLİ
[email protected]
(0216) 428 75 46
KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com
http://www.facebook.com/KimPsikolojiKim
Tweets by kimpsikoloji
http://friendfeed.com/kimpsikoloji
http://www.linkedin.com/profile/view?id=137780811
https://plus.google.com/100148530770170441630
Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz:
http://groups.google.com/group/psikoloji-kim