Herhangi bir yerde birilerinin hakkına hukukuna saygı duymadan yaşamlarına hoşnutsuz bir şekilde müdahale etmek istismarın ta kendisidir. Hayatın içinde birçok yerde istismar söz konusudur. Evde, okulda, iş yerinde, sokakta… bu istismarlar yaşanması gereken, olması gereken gibi bir açıklama ile mantıksal bir çerçevede sunulur genellikle! Bütün bu haksız davranışları meşrulaştırmak birilerinin birtakım ihtiyaçlarına karşılık bulmak için hizmet etmektedir aslında. Birilerinin ezilmesinden birilerinin birkaç basamak üste çıkması, birilerinin küçük düşmesinden , birilerinin şöhret olması, birilerinin fakirleşmesi ile birilerinin zengin olması, cebini doldurması, egosunu tatmin etmesi …. Nasıl önüne geçeriz istismarın, hak yemenin, başkalarının hukukuna saygısızlık etmenin? Elbette bilinç dediğimiz kılavuzla, bilincimizi ve bildiklerimizi artırarak.
Bilinç olmadığı zaman yanlışlar doğru gibi görünebilir. Bilinçsizlik çoğu zaman hem insanın kendini hem de etrafında yaşayanların soluğunu kesebilir, mutsuz edebilir. Toplumun yapı taşı olan ailelerde bile sıklıkla bilinçsizlikten kaynaklanan istismarlardan bahsetmek mümkündür. Çoğunlukla standart ailelerde baba evin geçimini sağlayan, fiziksel ihtiyaçları karşılayan kişidir. Anne ise evde çocuklara bakım veren, onları sevgisiyle ve merhametiyle kuşatan kişidir. Eğer kendileri çalışabilecek ve evde bakım verecek yapıda iseler ve hiçbir özürleri ve rahatsızlıkları yok ise, aksine davranmak asla göz yumulamaz. Çünkü bu açıkça bir istismardır. Küçük yaşta çocukları çalıştırıp, üzerlerinden maddi kazanç elde etmek, annenin kendi hayatını ve zevklerini yaşama arzusu içinde olup sürekli bakım veren rolünü çocuklarından birine yüklemesi, yeri geldiğinde kendini bile avutturması birer istismardır. Fakat bunlar alenen göz önünde yaşanmadığı için, genelde aile içinde bir yaşam tarzı haline geldiği için kapalı yaşanan istismarlardır.
Birde apaçık yaşanan göz önünde olan her zaman sıklıkla içinde yer aldığımız ve çoğunlukla göz yumduğumuz istismarlar vardır. En çabuk fark ettiklerimiz kadın istismarı üzerine olanlardır. Çoğunlukla medyatik ortamda çok ses getiren ve kadının metalaştırılması, pornografik bir unsur olarak değerlendirilmesi, kadına uygulanan fiziksel şiddet gibi gündemi dolduran birçok konu başlığı vardır. Fakat çocuk istismarı yakın çevremizde bile fazlasıyla yaşanabilmektedir. Ebeveynler “ televizyonda her şeyi görüyor nasıl olsa” diyerek evde kendi cinselliklerini çocuklarının yanında sınırsızca yaşayabilmeleri buna bir örnektir. Bu yaşananlar çocukta travmatik etki oluşturur. Bir de son birkaç senedir reklam filmlerinde, çeşitli şöhret programlarında, dizilerde hatta anaokulu programlarında bile çocukların pornografik birer nesne haline getirilerek gösteri dünyasına sokulduğunu takip etmekteyim.
Kız çocukları küçük birer kadın gibi, erke çocukları da yetişkin adamlar gibi, pornografik beden gösterisi için teşvik ediliyor ve eğitim alıyorlar. İzleyenler marifet gibi bu gösteriler karşısında alkış tutuyorlar, çok eğleniyorlar. Böylece ebeveynler ekranda şöhret olması adına çocuklarının saf masumiyetini, kendi istekleriyle yok etmiş oluyorlar. Tabi çocuğun çocuk masumiyetini silmenin sonuçları uzun vadede çok ağır bir şekilde geri dönüyor. İlerideki meslek seçiminden tutunda ahlaki alanda bütün davranışlarını etkileyebiliyor. Bu durumda çocuğu şöhret etmek için istismar ederek, onların varlığını tüketmek, çocuk dünyasını bozmak, gelecekleri ile oynamak çok büyük acımasızlık değil de nedir?
Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
[…] Çocukluğun Tüketilmesi – kim psikoloji, çocuk psikolojisi […]