Olumlu düşünmek için çaba sarf etmek gerekiyor. Olumlu düşünmek için olumlu ilişkiler kurmak da çok önemlidir. Karşılıklı anlayış ile hayat daha yaşanası bir hal alıyor.
Çevremize baktığımızda yaşadığımız dünyanın hiç de iç açıcı olmadığını düşünüyoruz; bazen çok büyük umutsuluklara kapılmak işten bile değil. Savaşlar sürüyor ve dünya sanki yok olmakta. Özellikle şehir hayatında yaşayanlar için durum daha güç görünüyor. Karmaşanın ortasında ne yapacağını bilemez hale geliyoruz. Tüm bu düşüncelerin ortasında çok karamsar bir tablo ortaya çıkıyor.
Sürekli olumsuzluk içinde, hiç umut duymayan birine dönüşüyor insan. Bu tip düşünceler zihinde dolaşmaya başladığında, kişi kendine sormalı, bu biçimde düşünmek bana yardım ediyor mu; daha iyi oluyor muyum. Olumlu düşünmek için çaba sarf etmek gerekiyor. Bir çeşit hedef koymak gibi düşünmeli. Kendinize olumlu düşünmeyi amaç edinirseniz, zamanla her şeyin daha pozitif olmaya başladığını görürsünüz. “Bu sabah, günün güzel olduğunu düşüneceğim.” diyerek, o sabahın güzel olduğunu hissetmeye çalışabilirsiniz. Kahvaltının tadına varmak, sıcak bir kahve ya da çayla güne başlamak… bunun güzel bir şey olduğunu düşünmek. Çok basit gibi görünen bu formül aslında çok önemli bir başlangıç olabiliyor.
Olumlu düşünmek için olumlu ilişkiler kurmak da çok önemlidir. Kendinize yapılmasını beklediklerinizi öncelikle kendiniz yapmaya başlamalısınız. Bir sabah çok şık olduğunuzu düşündüğünüz halde, kimse şıklığınızı fark etmiyorsa, emin olun siz de o güne dek kimsenin şıklığını fark etmemiş, kimseye iltifat etmemişsinizdir. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Aynı zamanda, size gelenleri geri vermelisiniz; bir hediye aldıysanız siz de birine bir hediye alın.
Biri size güzel bir söz söylediyse, siz de başka birine güzel bir söz söyleyin. Böylece olumlu olmak çoğalır. Her şey daha iyiye gider. Olumlu ve güzel ilişkiler için fazla kontrolcü de olmamak gerekiyor. Hayatın odağına kendi doğrularını yerleştirip herkesi bunlara göre şekillendirmeye çalışırsanız büyük çatışmalara neden olursunuz. Farklılıkları kabul etmek ama ortak paydada buluşmayı denemek her şeyi daha da güzel hale getirir.
Önemli olan geçinmeyi, beraber olmayı istemek. Kendi sınırlarınızı çizersiniz, beklentilerinizi ifade edersiniz ve karşınızdakinin de beklentilerini öğrenirsiniz. Bu şekilde bir saygı çerçevesi oluşturulur. Kimse istemediğiniz şekilde davranmaz, siz de onların istemediği gibi davranmazsınız. Herkes kendi sınırında hareket eder ama bu demek değil ki ortak bir şeyler yapılamaz. Tam aksine, bu şekilde, saygı etrafında çok güzel paylaşımlar yaşanır. Herkes, olumlu olma hedefi ile davranır.
Ve insanların neler düşündüğü hakkında biraz akıl yürütmek gerekir. Şimdi ne düşünüyor? Neye ihtiyacı var? Nasıl davranırsam hoşuna gider? Birini memnun etmek, ille de onun size dayattığı doğrularını kabullenmek demek değildir; sadece paylaşmak için, sizin de hoş bulduğunuz, onu da memnun edebilecek bir şey yapmak. Belki bir fincan kahve alırken ona da bir tane almak ve götürmek.
Evde ise mutfaktan bir şey alırken, diğerlerine de bir şeyler götürmek. Empatik olmak, karşı tarafın o anki ihtiyaçlarını biraz anlamakla ilgili. Bazen sadece susup derdini kederini dinlemek, bazen hiç soru sormamak. Bazen öfkesinin geçmesini beklemek, paylaşıncaya dek müdahale etmemek. Bazen bir kitap hediye etmek ya da aradığı bir şeyi ondan önce bulup götürmek. Bir çeşit ihtiyaç analizi gibi. Bu hepimizi birbirimize bağlar ve daha olumlu düşünmemizi, daha olumlu ilişkiler geliştirmemizi sağlar. Böylece dünya hiç de yaşanamaz hale gelmez.
Psikoloji.com.tr
KİM PSİKOLOJİ
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com