Ruh Sağlığı

Ergen(ç)lik !

ERGENLİK dönemi içinde olan bir çocuğunuz var mı? Ergenlik döneminde olan bir genç misiniz? İki kuşak veya bir kuşak öncesi yetişkinlerin ağzından sıklıkla işitiriz. “Bu gençlik nasıl böyle, biz hiç ergenlik dönemi yaşamadık, şimdiki gençler bir bunalım tutturmuş gidiyor” gibi alışıla gelmiş sık kullanılan cümlelerle yeni gençlik anlayışına kendilerince eleştirel bir yorum getirirler. Haksız da sayılmazlar aslında. Erken yaşlarda gençlere büyük sorumluluklar verilmesi, bakım alan durumundan çıkıp, bakım veren konumuna geçmesi demekti. Şimdilerde yirmi yaşını geçmiş bütün gençler ergen çatısı altında, hala bakım alan kişi konumunda yerini almakta. Uzun süren ve günümüzde fazlasıyla önem kazanan gençlerin akademik hayata ailelerin yatırım yapması da büyük ölçüde etkili olmuştur.

Okul hayatının uzaması gençlerin gerçek hayatla tanışmasını geciktirmektedir. İş edinmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi hayatın içinden olan sorumluluklar ötelenmektedir. Eğitim hayatında ilerlemek, kariyer yapmak gençlerin hayata dair gerçekleri geç yaşamasına neden olmaktadır. Eğitim çok önemlidir. Bir insanın bilinçli yetişmesi, farklı bakış açıları kazanması, bildiklerini aktarılabilmesi ancak eğitim ile gerçekleşebilecek sonuçlardır. Eğitimin sadece akademik başarı ile ifade bulması, kariyer ile anlatılması yanlıştır. Çünkü hem usta çırak ilişkisine dayalı hem de gençleri erken yaşta hayata hazırlayan zanaatlar ve uğraşlar var. Bunlar gerçek anlamda bir diploma kazandırmadığı için toplum nazarında değersizleştirilmektedir.

Ergenlik dönemi genellikle 12 ve 20 yaş aralığına denk gelmektedir. Bu süreç her genç için farklı tecrübeler yaşamasına ve birçok değişikliği bir anda yaşamasına neden olmaktadır. Çocukluğa veda etmenin yasını tutan genç, hızla vücudundaki, algılarındaki, düşüncelerindeki değişikliklere de alışmaya çalışmak durumundadır. Bazı gençler bu durumu kolay kabullenebilirken, bazısı rahatsız olmakta ve sıkıntı yaşamaktadır. Genellikle sıkıntı yaşayanlar önlerinde doğru rol-model olmayan gençlerdir. Kendilerinden yaşça büyük birilerinin olmaması ve hayata dair bilgi veren örnek davranışlarda bulunan yaşça büyük birilerinin olmayışı gençleri belirsizlik duygusu yaşatmaktadır. Ergenlik hakkında bilgi vermek, gelişimi ve ergenlik dönemine has değişiklikleri anlatacak bir yetişkinin olması çok etkilidir. Gençler bu anlamda kendilerini çok yalnız ve duygusal olarak karmakarışık hissederler. Çünkü artık çocuk olmadıkları için kendilerine rol model oluşturacak bir yetişkinin ergenin davranışlarında belirleyici rol oynamasına ihtiyaçları vardır.

Usta çırak ilişkisi ve iletişiminde olan genç ergenler kendilerini biraz askerlik talimi yapar gibi hissedebilirler. Hayatı anlama becerisine sahip olabilmenin yanı sıra ve nerede ne yapacağını bilmek önemlidir. Çocukluğa veda eden bir genç üzgündür. Sahip olduğu ve her daim yaşadığı çocukluk dönemi sona ermiştir. Buna uyum gücü göstermek, hayatı yetişkin bakış açısıyla algılamaya çalışmak zorlayıcı olmaktadır. Anne ve baba desteğine ihtiyacı olan ergen çocuk kendine rol model olabilecek yaşça daha olgun bir yetişkine ihtiyaç duyar. Aileler bu olanağı çocuklarının ergenliğe girdiği ilk dönemlerde sağlayabilirse çocuklarının çatışmalar yaşamasının da önüne geçmiş olur. Anne ve baba olarak bir çocuğun büyüdüğünü görmek çok güzeldir.

Ergenliğe geçiş döneminde çocuklar kadar ailelerde zorlanmaktadır. Sürekli uyum gösteren çocuklarının yerine bambaşka biri gelmiştir. Bunu kabullenmek, çocuklarının yeni dönemde yaşayacağı sıkıntıları çoğu zaman bertaraf eder. Ailelerinde ergen çocuklarını yetiştirirken nelere dikkat etmeleri gerektiğine dair bilgi alabilecekleri, tecrübeli ve sağ duyulu büyüklerine ihtiyaç duyarlar.

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]