Ruh Sağlığı

Gün Bizim Günümüz


YAŞADIĞIMIZ, nefes aldığımız her gün bizimdir. Her yeni gün yaşayan bütün insanlardan izler taşır. Bu izler her yeni doğan güne bir hediyedir. Güneş, her gün her yeni doğumun ve her yeni ölümün simgesidir. Ay, her gecenin eşsiz pırıltısıdır. Yıldızlar sonsuzluğu anlatır gibidir varlıklarıyla. Uzayın uçsuz bucaksızlığı katman katman hissettirir kendini. Yeryüzü yaşadığımızın, nefes aldığımızın bir nişanesidir. Dokunur bize yeryüzü her günkü telaşeyle. “Bak bu gün senin, günü yaşa, yakala” der daralan yüreklere. Arz ve sema dans eder, yapraklar sararır, uçuşur ve yerini nazenin çiçeklere bırakır. Deniz, yakamoz gösterileri ile semanın hareketiyle bütünleşir. Dağlar bir ağızdan aynı şarkıyı söyler, gelip geçen yolculara. Hikayeler anlatır geçmişten, gelecekten. Hepsi aynı türküyü söyler kalplere, ey insan bu gün bizimdir diye…

İnsan bu anlatılan kainat bütünlüğünden farklı mıdır? Değildir. Yeryüzü insanın dış görünüşü gibidir. Med cezirler ruh dünyasında yaşanan çalkantılardır. Yıldızlar umudun anahtarıdır hepimiz için. Uzay ruh dünyamızdır. Sonsuzluğa açılan yerdir. İçinde öfkeler, ümitler, hüzünler ve neşeler barındırır. Gökyüzü ruh dünyamızın yansımalarıdır. Yer yüzü bizim farklılıklarımızdır.

İnsan her istediğinde uzaya gidemez, orada yaşayamaz. Hayatını orada sürdüremez. Uzaya dokunmak tedirgin eder insanı. Ürkütür, korkutur orada olanlar. Çünkü bilinmeyendir. Karşımıza ne zaman nerede ne çıkacağı bilinmediği için ürkütür. Uzaya gitmek, iç dünyamızla yüzleşmek, içimizi acıtan nesnelere dokunmak gibidir.
Ruh sonu olmayan bir âlem gibidir. Dünyada olup bitenden hem çok etkilenir, hem de kendi içinde bu etkileri azaltabilecek güçte yaratılmıştır. Bir insan ruhlar âleminde yaşayamaz. Ruh insanın kendi yapısından farklı değildir. Bir bütündür. Uzayın uçsuz bucaksız boşluğunun dünyayı kapsadığı gibi ruh da insanı kapsar. Bir çiçek açar, mutluluğunu ruhumuz yaşar, bir yakınımızı kaybederiz üzülen, acı çeken kalbimiz değil ruhumuzdur. Duygular ruh yolu ile hissedilir ve hissettiğimiz bu duygular ruh yolu ile etrafa yansır. Ruh sadece ölümle ortaya çıkan soyut bir varlık değildir. Hayatımızın her an içinde olan ve her an duygularımızın ağırlığıyla ağırlaşan, güzelliği ile güzelleşen bir merciidir. Dünyaya nerden bakarsak, hangi pencereden görürsek olayları, olanları, ruhumuzda da benzer kapılar açılır. Dış dünyadan gelen huzurlu ışıkların kapsayıcılığı, sargınlığı ile huzur bulur insan. Fersah fersah genişler, geminin okyanusta bıraktığı izler gibi izler bırakır. Başka varlıklarda hayat bulur yaşananlar.

Gün bizim günümüzdür. Hayatı yaşamak, anlamlı kılmak için ruhumuza dönüp bakmak gerekir. Dünyayı anlamak için kendimizi anlamamız, kendimizi anlamamız için bizi biz yapan şeyleri anlatmamız gerekir. Gün bizimdir ve yaşadığımız her güne sahip çıkıp, kendimizi geliştirmek adına değişiklikler yapmak zamanıdır. Her geçen güne sarılıp, gelecek günlere sahip çıkmak zamanıdır. Gün bizim günümüzdür. Yaşadığımız günü sevmek, kedimizi sevmek demektir.

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]