Ruh Sağlığı

OKUL ÖNCESİNDEN İLKÖĞRETİME GEÇİŞ…

OKUL ÖNCESİNDEN İLKÖĞRETİME GEÇİŞ…


İlköğretim birinci sınıfa başlayacak olan çocuklar 72 ayını doldurmuş yani 6 yaşını bitirmiş çocuklar demektir. Ve bu yaş bir çocuğun okula başlama olgunluğunun ilk belirtisidir. Okul olgunluğu sadece ay hesabı ile belirlenmez. Bilişsel, Fiziksel, Duygusal ve Sosyal açıdan bir “hazırlıklı oluşu” gerektirir.

Okula başlayabilmek için çocukta;

  • belli bir süre oturabilmek ve dikkatini toplayabilmek,
  • arkadaşları ve öğretmeniyle iyi ilişkiler kurabilmek,
  • verilen ödevi sonuna kadar yapabilmek,
  • el- göz koordinasyonu,
  • görme ve işitmede ayrımlaştırma,
  • anneden kolayca ayrılabilme vb. gibi çok yönlü özelliklerinde bulunması gereklidir.

Bu özelliklerden birkaçının yeterli olmayışı, çocuğun kendisi için çok yeni olan okul ortamına uyumunu güçleştirdiği gibi kendisinden beklenen görevleri yerine getirmede başarısız olmasına neden olabilir. Böylece çocuğun ilköğretimin daha başlangıcında karşı karşıya kalacağı kırıklık duygusu okula ve dolayısıyla okumaya karşı olan tutumunu da büyük ölçüde etkiler(Oktay,1999).

Okulöncesi eğitimden ilköğretime geçen her çocuk doğal olarak bir geçiş süreci yaşar. Geçiş sürecini kolaylaştırmak için okul başlamadan önce ve sonra çocuklara destek olmak için yapılabileceklere bakacak olursak…

Öncesinde:

  • Çocuğun okula severek gitmesi ve oradaki çalışmalardan zevk alması,  annesine olan bağlılığının azalmasına, kendine güven duygusunun geliştirilmesine bağlıdır. Bunun için çocuğunuzun yakınlarınızla ya da güveninizi kazanmış başkalarıyla kısa süreler birlikte kalmasına ortam hazırlayınız.
  • Elbise ve ayakkabısını giyip çıkarma, dişlerini fırçalama, eşyasını yerine yerleştirme, basit ev işlerinde annesine yardımcı olma (çiçekleri sulama, sofrayı hazırlama, masayı temizleme, bardaklara su koyma, çatal ve kaşıkları kaldırma) gibi işleri yapmaya teşvik ederseniz özgüvenini kazanmasına yardımcı olursunuz.
  • Okula hazır olup olmadığı bir uzman tarafından incelenmiş, destek ihtiyacı süren  çocuklar için  yaz tatili süresince eksik olan bilgiler, kavramlar, bilişsel alanlar, el göz koordinasyonu, çizgi çalışmaları çocuğu sıkmadan zevkli oyunlarla veya yardımcı kitaplarla takviye edilerek desteklenebilir.
  • Başlayacağı okulu birlikte ziyaret ederek kısa bir tanıma gezisi yapabilirsiniz.
  • Okul ihtiyaçlarını ve kıyafetlerini birlikte alabilirsiniz. Seçtiği eşyaları kullanmak için okulun başlamasını beklemek motivasyonlarını artıracaktır.
  • Okulların açılmasına son 10 gün kala çocukların belli saatlerde yatırılmasına ve belli saatlerde kaldırılmasına özen gösterilmelidir. Bu durum onların iç saatini düzenleyecektir.

İlk Gün:

  • Okulun ilk günü heyecan ve umut dolu beklentilerle uyanılır…
  • Çocukları okula hazırlamak için alınan önlemlere rağmen ilk gün gözyaşlarının görülmesi olasıdır. Anne ve babaları tarafından sınıfa götürülürken ağlayan birkaç çocuk olur. Bu, kaygılanmayı gerektirmeyen son derece normal bir tepkidir.Çocuğunuz istese de istemese de ayrılacağınızı ve gözyaşlarının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini kesinlikle anlamak zorundadır.
  • Okul çıkışı onu tam zamanında alacağınızı veya  evde mutlaka karşılayacağınız ya da evde onu karşılayacak bir kişinin mutlaka olacağını açıklayın. Ardından vedalaşın. Bu vedalaşmanın uzun sürmemesine dikkat edin.
  • Çocuğunuzu öğretmenine teslim ettikten sonra sınıf kapısının önünde beklemenin artık bir anlamı yoktur. Çocuğunuzu üzgün görseniz bile oradan ayrılın, siz orda olduğunuz müddetçe üzüntüsü devam edecektir. Siz ayrıldıktan sonra kendini iyi hissedecek, dikkati sizden yeni arkadaşlarına ve öğretmenlerine odaklayacaktır.
  • Eve geldiğinde okulda yaşadıklarıyla ilgili konuşun. Her okul dönüşü eğer isterse, kendi istediği zaman okulda olanları anlatmasına izin verin. Bu durum, çocuğunuzun okul yaşamına duyduğu ilgiyi pekiştirmenin en iyi yollarından biridir. Heves ve isteğin gelişmesine yardımcı olur.

 

Sonrasında:

  • Sonraki günlerde çocuğunuzun giysileriyle çantasının önceden hazırlanmış olması, ertesi sabahın telaşlı geçmesini önler. Çocuk birkaç hafta içinde bu düzene yavaş yavaş uyum sağlayacaktır.
  • Yeterince erken yattığı ve erkenden uyandığı müddetçe sabah hazırlıkları gerginlikten uzak olacaktır.
  • Okulun ilk 10 haftası bu geçiş sürecinin bir parçasıdır. Bu süreçte çocuk sabır, anlayış, destek ve cesaret ihtiyacı içindedir.
  • Okuldan döndükten sonraki sürecin planlanması (dinlenme, yemek, tv., ders çalışma vs) faydalı olacaktır.
  • Hafta sonları yürüyüş, gezi, sinema ve tiyatroya gitmek planlanabilir.
  • Ona okula gitmekle çok önemli bir görev yaptığı, başarılı olacağından kimsenin şüphesi olmadığı anlatılabilir.
  • O,ancak birinci yılın ikinci yarısında başarı ve başarısızlık, iyi ve kötü notun ne anlama geldiğini anlar.

Hiçbir geçiş süreci kolay değildir , ancak gereken destek ve cesaretlendirme ile atlatılır. Eğitim öğretim hayatlarının önemli bir adımı olan ve bu sınıfa başlayacak olan bütün birinci sınıf öğrencilerine başarılarla dolu bir eğitim öğretim hayatı dilekleriyle…

Karnesinde kötü not almış öğrencilerin okul motivasyonları artırabilmek için;

  • Öncelikle karnesinde kötü not almış öğrencinin bu nota sebep olan durumunun araştırılmasında fayda vardır. Öğrencinin kendisinden mi (bireysel ihtiyaçlar, kişilik özellikleri, zihinsel yetenekleri, önkoşul öğrenmelerin eksik kalması), ev ortamından (gerin ilişkiler, ilgisiz ebeveynler, aşırı baskıcı tutumlar) mı, yoksa okul ortamından mı (öğretmen ve arkadaş ilişkileri) kaynaklandığı tespit edilmelidir.
  • Aileler ihtiyaç duyduklarında bu tespitlere gereken çözümleri bir uzman desteği ile getirebilirler.
  • Sonrasında yaz tatilinin planlı bir şekilde değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
  • Eksik bırakılan konu ve bilgilerin tekrar edilmesi önemlidir. Bunun için gün içi planlamadan faydalanılabilir. Yapılacaklar gün içinde belli saatlerde gerçekleştirilebilir.
  • Eğer konu öğrencinin kendi başına tekrar etmesine rağmen kavranmakta güçlük çekiliyorsa bir uzman takviyesi yerinde olacaktır. Bu durum ayrıca çalışma motivasyonunu da olumlu etkileyecektir.
  • Bir çocuğun özgüveni anne ve babasının ona olan güveninden geçer. Bunun için çocuğunuzu haklı yerlerde övmeniz, yapabileceğine olan inancınız sadece bu süreçte değil her daim önemlidir. Hangi yaşta olursa olsun, geçmişten ve günümüzden ona yapabildikleri ve yetenekleri hatırlatılmalıdır.
  • Eğilimi olduğu alanlarda (sanatsal faaliyetler, sportif yetenekler gibi) kurs veya eğitim almaları sağlanmalıdır. Başarılı olduğu alanlar kendilerine olan inançlarını artıracak ve yeniden başarma isteğini artıracaktır. Bu durum onların okul motivasyonlarını artırmada faydalı olacaktır.
  • İster çocuğun gelişimi için olsun, ister ruh sağlığı ister okul başarısı için olsun, değişmez önkoşul, çocuğun aile içinde dingin, mutlu, huzurlu bir iletişim, etkileşim ortamına sahip olabilmesi, gülen yüzler arasında büyüyebilmesidir.

 

Ebru TUNCAY

Psikolojik Danışman

[email protected]

Kim Psikoloji Danışmanlık Merkezi

www.kimpsikoloji.com

0216 428 75 46

Kısıklı Cad. N. 108 Çamlıca

 

 

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]