Ruh Sağlığı

Anne-babaların Kıymetlileri: Çocuklar

Benim için çocuk bambaşka bir tutku. Herkes gibi onlara “çocuktur işte” diyemiyorum.
Bazen yolda yürürken rastladığım bir aileye dikkatle bakarım, neden biliyor musunuz? Allahın onlara verdiği emanete gerçekten iyi gözle bakabiliyorlar mı diye.
Emanet diyorum çünkü gerçekten de öyleler.
Çocuklar ister aile içinde olsun, ister başka bir ortamda genel olarak her zaman istismara uğruyor. Ama en çok fiziki ve duygusal istismara maruz kaldıklarını biliyor muydunuz?
Öncelikle çocukların karşı karşıya kaldığı istismar çeşitlerinden bahsetmek istiyorum.
Fiziksel istismar: Çocuğun fiziksel zarar görmesiyle ortaya çıkar. Genelde ebeveynden zarar gören çocuğun tıbbı yardıma geç başvurulması ve eski yaraların çokluğu ile anlaşılabilir. Fiziksel istismarın yinelenme oranı %20′dir.
Cinsel istismar: Çocukların cinsel yollarla istismar edilmesidir. İntihar girişimi, okuldan kaçma, antisosyal davranış bozuklukları en önemli belirtilerdir.
Duygusal istismar: Çocuğun psikolojik olarak sözel yolla istismar edilmesidir. Azarlama, hakaret etme, küçümseme, tehdit etme, suçlama, çocuğa küsme, yokmuş gibi davranma, çocukla alay etme duygusal istismarlardan bazılarıdır. İstismar tiplerinden biri tek başına olabileceği gibi birden fazlası aynı çocukta var olabilir. Özellikle duygusal istismar hemen hemen her zaman diğer istismar tipleriyle beraberdir.
Bilerek zarar verme: Tipik olarak anneler sorumludur. Anne ya da babanın çocuğa bilerek isteyerek zarar vermesidir. Bu davranıştan sonra genellikle tıbbı yardım alırlar.
İşte tüm bunlar yaşamın bir gerçeği. Ve bu gerçeği hemen herkes biliyor. Fakat ebeveyn bazen bunu bilmeyerek yapabiliyor. Yani bize doğru gelen bir davranış aslında çocuğa zarar verebiliyor.
Peki aile kendi tabiriyle “Baş edemediği” çocuğa nasıl bir davranış sergileyebilir.
Öncelikle anlayışlı, sabırlı, disiplinli ve bana göre en önemlisi kuralcı olursa belki biraz olsun bu sorunların üstesinden gelinebilir. Tabi burada sevgiyi ve saygıyı da unutmamak gerekiyor.
İnsan yetiştirmek dünyanın en zor işi olsa gerek. Çünkü yetiştirdiğimiz bireyler gelecekte topluma faydalı da olabilir, zarar da verebilir.
Bu sebeple de eğitimin daha kundaktayken başlaması gerektiğine inananlardanım. “Ne ekerseniz onu biçersiniz.”
Galiba hayatın her evresinde mücadeleci olmak gerekiyor. Çünkü çok zor bir yolda yürüyoruz. Çocuklarımızı da büyütürken bu zorlu yolculuğa hazırlamamız sanırım en doğru şey.
Onları yürüyecekleri bu yoldan korkutmak yerine, destek verip ellerinden tutmak ve onları gelecek nesillere taşımak gerekiyor.
Burada en büyük ve zorlu iş anne ve babaya düşüyor.
Çocuklarımızın daha temiz bir toplumda yetişmesi ve onlara verdiklerimizi alıp, gelecek nesillere taşımaları dileklerimle..

Emel Ay

KİM PSİKOLOJİ

Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz:

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: bilgi@kimpsikoloji.com