Aile içi şiddet kısaca aile bireylerinden herhangi birisinin, aile fertlerinden biri tarafından saldırıya uğraması olarak tanımlanabilir. Aile içi şiddet, fiziksel (dövme,yaralama,sakatlama,cinsel taciz,tecavüz ve hatta öldürme) olabileceği gibi, tespit edilmesi son derece zor olabilen sözel, duygusal, ekonomik şiddet eylemlerine kadar uzanabilmektedir. Bu olgunun genellikle alt sosyo-ekonomik-kültürel toplumsal tabakalarda yaygın olduğu varsayımlarına karşılık, son 20–30 yılda yapılan araştırmalara göre gelişmiş, modern ve kalkınmış toplumlarda da aile içi şiddetin yaygın olduğu saptanmıştır.Şiddetin erkek veya kadın tarafından uygulanabilirliği eşit olsa da, %70-80 oranında erkeklerin aile içi şiddet uyguladığı bilinmektedir. Araştırmalar; psikiyatrik kişilik bozuklukları içinde yer alan ‘Antisosyal Kişilik Bozukluğu’ olan bireylerin aile içi şiddet vakalarındaki sayısının görmezden gelinemeyecek kadar çok olduğuna dikkat çekmektedir. Bu kişilik bozukluğu kendini özellikle davranış alanında göstererek insanlar arası ilişkilerde, aile ve iş yaşamında parçalanmaya neden olabilen, hastadan çok topluma huzursuzluk veren, kronik ve tedavi edilemeyen sadece kişinin uyumunun geliştirebildiği bir rahatsızlıktır. Halk dilinde psikopat olarak adlandırılan bu kişiler; sorumluluk duygusu taşımazlar, tekrarlayan cezalara rağmen davranışlarında düzelme görülmez ve isteklerinin hemen yerine getirilmesini isterler. Bu durum; kişinin kendisini yüceltmesine, menfaat teminine ve hemen doyurulmak istenen zevk gereksinimleri için diğer insanları kontrol etme çabasına yöneltmiştir. Kendi davranışlarına karşı iç görüleri yoktur, başkasının gözüyle kendilerini yargılayamazlar, mesleki uygulama ve etkinliklerde genelde başarısızdırlar. Alkol kullanım bozukluğu da en çok bu kişilerde görülür. Antisosyaller, sadakatsiz, saldırgan ve suç işleme eğilimi yüksek olan bireylerdir. Nadiren ve çok hafif vicdan azabı duyarlar. Otorite ve topluma karşı isyankar bir tavır sergilerler ve mizaç değişimleri çok anidir. Suç işlemek ve suçun büyüklüğü övünç kaynağıdır. Bu kişilerde düzen ve topluma uyum yoktur, her şeyi kendilerine göre bir şekle dönüştürme çabası belirgindir.
Psikiyatrik tanı koyarken aşağıdaki maddelerden üçünün veya daha fazlasının olması ile birlikte, 15 yaşından beri süregelen, başkasının hakkını saymama ve haklarına saldırma örüntüsü dikkate alınır.
1.Tutuklanması için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunmakla belirli, yasalara uygun toplumsal yaşantı biçimine ayak uyduramama
2.Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma ya da kişisel çıkarı, zevk için başkalarını atlatma ile belirlenen dürüst olmayan tutum
3.Dürtüsellik ve gelecekle ilgili tasarılar planlayamamak
4.Yineleyen kavga, dövüşler ya da saldırılarla belirlenmiş sinirlilik ve saldırganlık
5.Kendisi veya başkasının güvenliği konusunda umursamazlık
6.Bir işi sürekli devam ettirememe veya mali sorumluluklarını tekrar tekrar yerine getirememe ile belirlenmiş sorumsuzluk duygusu
7.Başka bir kimseye zarar verme, kötü davranma veya malını çalma hususunda umursamaz olmak yahut bu fiilleri kendine gore mantıklılaştırmakla belirlenen merhametsizlik.
Kişi en az 18 yaşında olmalı ve 15 yaşından önce bu tip davranım bozuklukları izlenmiş olmalıdır. Halk arasında görülme sıklığı, erkeklerde toplam nüfusun %3’ü ve kadınlarda %1’i olarak saptanmıştır.
eyvahbosaniyorum.com
KİM PSİKOLOJİ
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com