Zaman yükselen bir denizdir. Sen fark etmeden ağır ağır yükselmektedir. Yaşadığın adayı su altında bırakmaktadır. Başlangıçta keyiflidir zamanın akışı, hemen büyümek istersin, meydan okursun, kıyılarında neşeyle oynarsın. O yükselir, ama sorun değildir, adan çok büyüktür.
Sonra bir an gelir, geriye dönüp baktığında sular altında kalan kıyılarını, denizin kapladığı anılarını gördüğünde, anlarsın; zaman tüm durdurulamazlığıyla istila etmektedir hayatını ve sana yaşayacak gittikçe daha küçük bir ada bırakmaktadır.
Adalar küçük, yükselmesi bitmeyen deniz ise sonsuzdur. Ruhun artık suyun üstü kadar suyun altında kalanlarla da meşguldür. Bir cesaretle denize atlarsın. Zamanın derinliklerine inersen; nefesin yettiğince derine, en eskiye gidersen, görürsün, tüm hatıralar oradadır. Tüm sevdiklerin, kaybettiklerin, yaşayıp geri getiremediklerin, unuttukların, unuttuğunu sandıkların… Her metrede daha da eskiye gidersin; her metrede seni bekleyen bir sevdiğin, her metrede bir yaşam dönemin. En sonunda henüz daha denizin ortalığı kaplamadığı çocukluğun… Dibe ulaşırsın.
Tekrar yüzeye çıktığında, denizin henüz tamamen kaplamadığı, ama durmaksızın yükselmeye devam ettiği adana bakar ve ne kadar küçük kaldığını görürsün. Denizin işini tamamlamasını beklersin. Sakin sakin, müdahale etmeksizin…
KİM PSİKOLOJİ