Yetenek, çocuğun yeterli eğitimi alması halinde bir alanda öğrenme veya yeterlilik kazanma kapasitesini gösterir. Bu doğuştan gelebileceği gibi sonradan da kazanılabilir. Dolayısıyla çocukların istekleri doğrultusunda yönlendirilmesi çok önemlidir. Az çok her ilgili anne-baba çocuğunu gözlemleyerek onun ilgi alanlarını ve yeteneklerini tahmin edebilir. Bu noktada anaokullarının da katkısı büyüktür. Bilinçli ve zengin eğitim sunan anaokullarında çocukların ilgi ve becerilerine göre nasıl dağılım gösterdikleri gözle görülür hale gelebilir.
Çocuğun gelişim süreçlerinden başarıyla geçmesi, olası yeteneklerinin görülür hale gelmesi için önemli bir adımdır. Çok genel başlıklar halinde kişisel sosyal, ince motor, kaba motor ve bilişsel gelişim olarak ayırabileceğimiz alanlarda çocuğun eksiksiz desteklenmesi onu bir üst kademeye taşıyacaktır. Bu, spora başlamadan önce yapılan ısınma hareketleri gibidir. Gelişimini yaşına uygun sürdüren çocukların yeteneklerini ortaya koyma ihtimalleri diğerlerine oranla daha yüksek olabilir.
Çocuk için merak çok önemli bir öğrenme aracıdır. Belki de öğrenmenin başıdır. Anne babaların çocukların meraklarına karşı duyarlı olmaları çocuğun büyüme yaşında pek çok şeyi denemesine fırsat tanıyacaktır. Titiz, aşısı sınır koyan, anksiyeteli, despresif veya aşırı şüpheci ebeveyn tutumları, çocuğun dışarı açılmasını ve kendini keşfetmesini engelleyebilir. Aksine; hayatında farklı ilgi ve hobi alanları olan, farklılıklara açık, farklı yerlerde farklı insanlarla birlikte olmaktan hoşlanan, sosyal ve kültürel etkinlikleri belirli bir düzeyde takip edebilen, en az bir spor dalıyla meşgul olan, sorumluluk alan ve sorumluluk veren bir ebeveyn yapısı ile büyüyen çocuk için dünya, keşfedilecek binlerce şeyle dolu bir hazine gibidir. Böyle bir ailenin; çocuğun yeteneklerinin ne olduğunu araştırması için ekstra bir gayret sarf etmesi gerekmez. Zengin bir yaşam döngüsü içinde çocuğun yönelimleri gittikçe belirlenir. Denemek için istek duyduğu şeylere engel olunmaz ve bireysel seçimleri desteklenir.
Oyuncaklar çocuğun öğrenmesinde çok büyük öneme sahiptir. Oyuncak alımında bu yaş çocuklarının genel olarak televizyonda yayınlanan çizgi film karakterlerinin ürünlerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Bilinçli bir ebeveyn buna mutlaka bir sınır koymalı, böylece çocuğunun sınırsız öğrenme alanını daraltmasına izin vermemelidir. Farklı meslek dallarına ait malzemeleri yansıtan oyuncaklar, hayal gücünün gelişimine izin veren çok amaçlı legolar, küpler, çocuğun ilgi alanlarına dair kitaplar, kağıt, kalem, makas ve çeşitli boyalar, farklı zamanlarda çocuğun yaşına uygun seçilip ebeveyn ile birlikte izlenen film ve belgeseller, birlikte çıkılan gezintiler çocuğun kendini keşfetmesi ve sorular sorması için zengin fırsatlar sunar. İlgi ve yeteneklerin keşfinde erkek çocuk ille de bir kız oyuncağı istiyorsa, onu denemesine fırsat verilmelidir.
Geçmiş zamanlarda sözel ve sayısal zeka olarak sınırlandırılan zeka alanları için bugün çoklu zeka kuramı çok daha geniş bir perspektif sunmuş ve ilgiyle kabul edilmiştir. Bilinçli anaokulları çoklu zeka kuramına uygun bir eğitim stratejisi ile hareket eder ve çocuğu farlı uyaranlara maruz bırakarak bunlar karşısındaki tepkilerine dikkat ederler. Bu noktada ailenin bilinçli bir okul seçmesi, kendilerine düşen görevleri de büyük ölçüde hafifletmeleri anlamına gelir. Anaokullarında yapılan sosyal, kültürel ve tarihi geziler bu anlamda çok değerlidir. Çocuğun hayal gücünü ortaya koymasına vesile olacak oyunlar ile düşünme ve hayal becerisi geliştirilir, çocuğun kendi yaratıcılığını öne çıkarması sağlanır.
Bu anlamda teknolojinin hayal gücü, yaratıcılık ve düşünme gücünü engelleyen yapısı hakkında ebeveynin bilinçli olması demek bu aletlerin sınırlı kullanılmasını sağlaması demektir. Çocuğuyla oyun oynayan bir ebeveynin onun ilgi alanlarını keşfetmesi için vazgeçilmezdir. Yemeği birlikte yapmak, alışverişe birlikte çıkmak, iş hayatına dair anlayabileceği kadarını bilmesine izin vermek, aile içi ilişkilerinin dengesi konusunda çocuğa yardımcı olmak; kısacası çocukla yaşamak, onu tanımak, fark etmek ve onun da fark etmesini sağlamak için çok mükemmel ebeveyn olmak değil, kaliteli ebeveyn olmak gerekir.
Çocuğun yeteneklerini görebilmesi için uygun ortamın sağlanmasında gözden kaçırılmaması gereken bir konu da çocuğun psikolojik sağlığıdır. Korkuları, sıkıntıları, endişeleri, takıntıları olan bir çocuğun bu ruh durumundan sıyrılıp kendini keşfetmesi beklenemez. Ailenin bu tür sinyallere karşı uyanık ve tedbirli olması gerekir. Yerli yerince yapılan düzeltmeler ile çocuğun tekrar keşfe çıkması sağlanmalıdır.
Yeterli iyilikte bir ortam sağlandığında, çocuk kendini keşfetmek için çoktan yola çıkmış olacaktır…
Psk. Enise AKGÜL
Kim Psikoloji

