Kız çocuklarının babasına, erkek çocuklarının ise annesine düşkün olduğu toplumumuzda da her zaman dile getirilen bir konudur. İlk olarak demeliyim ki, yaşanılan bu durum, doğal bir süreçtir. Her birey bu dönemden geçmektedir ve yaşanılanlar hemen hemen birbirine benzerdir. Farklılıkları yaratan ebeveynlerin çocuklarına gösterdikleri tutumlardır. Çünkü bu dönemde çocuklara gösterilen davranışların, ilerdeki yaşamları üzerinde etkisini gösteren araştırmalar vardır. Peki bu durum yaşanıldığında ebeveynler nasıl davranmalı?
3-4 yaş döneminde; çocukta kendi cinsel kimliği konusunda aşırı merak ve ilgi davranışları gözlemlenir. Bir ebeveyn olarak, cinsellikle ilgili en yoğun sorulara maruz kalacağınız bir dönemdir. Çocuğun kendini bir birey olarak toplum içindeki cinsel kimliği, benlik duygusu ve kendi cinsiyetine ait rolü benimseyerek bu role davranma tutumunu oluşturması bu dönemin başlıca özelliğidir.
Çocuğunuzun kendi cinsiyeti ve başkalarının cinsel farklılıklarının farkına vardığı bir dönemde çok önemli bir durum ortaya çıkar: Oedipus/Elektra Kompleksi.
Freud’a göre bu durum, erkek çocukları için Oedipus kompleksi, kız çocukları için ise Elektra kompleksi olarak adlandırılmıştır. Çocuk, cinsel gelişiminin başladığı bu dönemde (3-4 yaş), karşı cinsten olan ebeveynlerin rollerine bakarak taklit etmeye başlar. Kız çocukları için anne; erkek çocukları için ise artık baba bir rakiptir. Hayatlarında karşılaştıkları ilk karşı cinse olan ilgileri, kendilerinde birtakım davranış değişikliklerine de sebep olacaktır. Bu yaşlar çocuğun kendi cinsel kimliği konusunda aşırı meraklı ve ilgili olduğu dönemdir. Cinsellikle ilgili en yoğun sorular hep bu dönemde sorulmaya başlar. Çocuğun bir birey olarak toplum içindeki cinsel kimliği, benlik duygusu ve kendi cinsiyetine ait rolü benimseyerek bu role uygun davranma tutumunu oluşturması da yine bu döneme ait özelliklerdir.
Hem kendi cinsiyetinin,hem de başkalarının cinsel farklılıklarının bilincine vardığı bu dönemde çok önemli bir durum ortaya çıkar: Oedipus/Elektra Kompleksi.
3-4 yaşına gelmiş her kız çocuğu, annesinin, topuklu ayakkabılarını giymiş, izinsizce ve gelişigüzel yapılan makyaj denemelerine kalkışmış, boynuna kolyeler, bileklerine bileklikler takıştırmıştır. Bunların tek amacı, babanın gözünde anneden bir adım daha önde olma çabasından kaynaklanır. Her kız çocuğu babasıyla bir aşk yaşar. Babalarını dünyanın en güçlü erkeği olarak görür. Hatta oyunlarında bile babalarının güçlerinden bahsetmek onlar için bir övünme konusu olmuştur.
Bu dönemdeki erkek çocukları ise, annenin tüm ilgi ve sevgisine sahip olmak isterler. Bu isteklerle birlikte, pek çok duyguyla karışmış olarak anneye karşı karmaşık duygular ve ilgi de söz konusudur. Erkek çocukta baba, anne ile yakınlaşınca ağlamaya başlar. Babayla zıtlaşmalar söz konusu olur, anne ile yatmasına tepki verir. Annesine büyünce ben seninle evleneceğim tarzında cümleler kurar.
Genelde aileler bu kıskançlıklara göz yumarak, çocukların isteklerine razı gelirler. Bu davranış şekli anlayışlı bir tavır gibi gözükse de doğru olduğunu söyleyemeyiz.
Kız çocukları için bu dönemde yapılması gereken en iyi davranışlardan biri, babanın anneye sevgi sözcükleri söyleyip, onu ne kadar güzel bulduğunu kızına da belirtmelidir. Böylelikle kızınız sizin beğeninizi kazanmış olan annesini örnek almak isteyecektir. Ve bundan sonraki adımı olan, anne modeliyle özdeşleşme olacaktır.
Erkek çocuklarına gösterilmesi gereken davranış biçimi ise; annenin, babayı övmesi, sevdiğini söylemesi ve ardından oğlum seni de çok seviyorum şeklinde belirtmesi dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılmasına yardımcı olacaktır. Babanın da oğluyla uzaklaşmak yerine oğluna vakit ayırması, hoşgörü göstermesi, çocuğun baba ile özdeşleşmesinde kolaylık sağlayacaktır.
Bu dönemde yaşanılan durumlar, çocuğunuzun geleceği üzerinde önemli bir faktördür. Her çocuk bu dönemi belirgin bir şekilde yaşamaz. Ebeveyn için bazı zamanlar bir sorun olur , yeri geldiğinde de tadı çıkarılacak bir durum. Bu yüzden bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için çocuğunuzla olabildiğince iyimser, anlayışlı ve özellikle sabırlı olmaya çalışın. Çocuğunuz bu dönemde sizleri soru yağmuruna tutacaktır. Cevaplarınızı çocuğunuzun anlayacağı şekilde, tutarlı ve doğru olmasına özen gösterin. Baba-kız, anne-oğul ilişkilerinin temeli bu dönemde oluşacağından sorularınız çocuklarınızın doyum sağlayacağı şekilde olmalıdır. Cinsellik konusunda toplumumuzda bulunan önyargıyı çocuklarınızda uygulamayın. Onlara bu konuda konuşmalarını ayıp veya yasak şeklinde kısıtlamamalısınız. Unutmayınız ki onlar daha dünyayı, kendilerini, karşı cinslerini yeni tanımaya başlamaktadır. Dolayısıyla onların bu merakını gidermek, baştan savma cevaplar vermemek ebeveynlerin üzerine düşen en büyük görevlerdendir.
Aysun Başcan
Kim Psikoloji
