Televizyonun hayatımıza hem olumlu hem de olumsuz olarak çok fazla etkisi vardır. Zamanın en büyük ihtiyacı haline gelen, hiçbir evde olmazsa olmaz denebilecek nitelikte olan televizyonun büyülü dünyasına kapılmamak için çok ölçülü davranmaya çalışırım. Çünkü bu gibi teknik aletler insanları önce kendinden daha sonra da birbirinden uzaklaştırıp sosyal ilişkilere ket vurabiliyor.
Örneğin bir ev gezmesine veya yakın ailenizden birilerine akşam oturmasına gittiğiniz zaman, ev sahiplerinin o gün dizi programları varsa kabul günü başka güne ertelenebiliyor veya iptal edilebiliyor. Dahası da gittiğiniz evde ki ev sahipleri gözlerinin ucuyla o günkü müptelası olduğu dizi programını seyrederken bir yandan da ay nerden çıktı geldi bu misafirler diye iç dünyasında söylenebiliyor.
Çocuklar da bu durumdan nasibini fazlasıyla alıyor. Nasıl mı? Eve gelen misafirin ne farkında oluyor ne de gittiğinden. Çünkü evde kendi odasına kurulmuş olan televizyon düzeneğinin etkisi altında donmuş vaziyettedir. Eve gelen diğer çocuk misafirlerle ilgilenmek, oynamak, boğuşmak, hoplamak, zıplamak, yerine ayrı bir odaya çekilip kurgulanmış televizyon programlarının etkisi altında zaman doldurmaya çalışmaktadır.
Gelişimde ilk dönemler çok önemlidir. Çocuklar 0-3 yaş döneminde zihinleri kayıt halindedir. Büyük bir mucize olarak hiç bilmediği koskoca bir dili bütün ayrıntıları ile öğrenme becerisi bu yaşlarda oluşmaktadır mesela. Eğer öğretilirse birden fazla dili de gene bu yaşlarda öğrenebilir. Davranışları da aynen taklit etmektedir. Hele kendisi için kahraman olarak gördüğü anne ve babasının davranışlarını…
Televizyon medyasında sunulan programların insanlar üzerinde inanılmaz derecede bilinç dışında tahribat yaratacak etkileri vardır. Fakat son dönemlerde olumlu görebileceğimiz programları da artık gündemine almaya başladı. Artık yararlarınıda görebileceğimiz nitelikli yerelprogramları ekranlarda görebilmekteyiz. Bilhassa çocuklar için yeni programlara yer ayırmakta. Bu programların çocuk dünyasına katkıda bulunabileceği çok güzel, kendi içimizden, kendi kültürümüzü besleyen karakterlerle bezemişler.
Televizyon ekranında yer alan bu çok özel kahramanlarda çocuklar tarafından model alınmaktalar. Genel olarak bazı kişiler bu dönemlerde çocuklar tarafından kahramanlaştırılır zaten. Bunlar genelde anne ve babalardır ve ya aile de ki ağabey veya abladır. Fakat bunun dışında gündemde hangi film ya da çizgi film kahramanı varsa, çocukların davranışlarında, oyunlarında da onu görebilmekteyiz. Bir dönem çocukları He-man iken bir dönem çocukları Spiderman veya Ben ten olarak karşımıza çıkabilmekteydi. Ama artık şiddetten uzak, tamamen çocuk dünyasıyla olayları değerlendiren ve gerçekten çok değerli çocuk programları da televizyon da yer almakta. Mesela PEPE bunlardan bir tanesi.
Görünen o ki “ PEPE” isimli çocuk programı çoköğretici, çocukların ruh dünyalarını besleyen nitelikte aynı zamanda dış dünyaya bir çocuğun gözüyle bakabilen nadir yerli yapımlardan bir tanesi. Bir çocuğun aile bireyleri ile olan ilişkisini, kendi kültürümüzle olan bağını, günümüz çocuklarının ihtiyaçlarını ve durumunu inceleyerek ve bağlantı kurarakne kadar güzel bir çocuk dizisi yapmışlar. Keşke devam ettirebilse ve yeni bölümleri ile çocukların ruh dünyalarını süslemeye devam etse. Çünkü ben Pepe’nin ekran dışındaki arkadaşlarını ne kadar sevdiğini ve onlara zarar vermediğini görebiliyorum. Bu programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com