Ruh Sağlığı

Anılar Unutulmuyor

Ben hep unutuyorum, keşke hatıralarımızı hatırlayabilseydim, sanki beynimden çıkıp gidiyorlar” diyenlere bir müjdemiz var: Aslında hiçbir şey beyninizden çıkmıyor. Sadece beyninizin bir köşesinde duruyorlar, ve biz onlara ulaşamıyoruz.Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan beyin görüntüleme araştırmalarında rastlanan aktivasyonlar, öğrencilerin hatırlamadıklarını zannettikleri anıların aslında hafızalarında bir yerlerde olduğunu ortaya çıkardı.

“Beyniniz hala bu bilgileri tutuyor olmasına rağmen, onlara ulaşamıyor olabilirsiniz” diyor California Üniversitesi nörobiyoloji uzmanı Jeffrey Johnson. Bir hatırayı hatırlamak, o hatıranın beyine işlenirken kullanılan nörolojik işlemlerin yeniden tetiklenmesi sayesinde oluyor. Peki bu işlemler nereye kayboluyor da onlara yeniden ulaşamıyoruz?

Örneğin bir restorantta kahvaltı ettiğinizi hatırlıyorsunuz, ama ne yediğinizi hatırlamıyorsunuz; bir diyalog yaptığınızı hatırlıyorsunuz, ama ne dediğinizi hatırlamıyorsunuz. Bu ayrıntılar zihinden topluca mı çıkıyorlar, beynimizde yer alan daha büyük ve önemli şeylerin altında mı kalıyorlar, yoksa ulaşılmaz bir yerlere mi gönderiliyorlar, bu tam olarak bilinmiyor.

“Onlara ne olduğu çok açık değil. Ama insanlar bu hatıralarına giden en ufak bir ipucu bile olmadıklarını söyleseler dahi, biz kimi ipuçları bulabiliyoruz” diyor Johnson. Unutulan kahvaltı örneğinde, “beyninizin aktivitelerini inceleyerek ne yediğinizi bulabiliriz, ama bunu siz bilinçli bir şekilde yapamazsınız” diye ekliyor.

Johnson’ın ekibi 11 kadın ve 5 erkek üniversite öğrencisini fMRI cihazına sokarak beyinlerini görüntüledi. Her öğrenciye fMRI sırasında bir kelime listesi verildi ve onlardan kelimeleri tersten söylemeleri, o kelimelerin nerelerde kullanıldığını düşünmeleri ve resimlerini çizmenin nasıl olacağını hayal etmeleri istendi.

20 dakika sonra, araştırmacılar onlara bu listeyi yeniden gösterdiler, ve kelimelerle ilgili hatırlayabildiklerini söylemelerini beklediler.

Hatırlama süreci, bilgiyi kaydederken, yani ilk öğrendikleri an kullanılan yöntem ile paralel gelişti. Yani öğrenciler kelimeleri hayal ettikleri resimle, üzerinde düşündükleri şeylerle beraber hatırladılar. Bu şekilde beyinlerine yeniden kaydettiler.

“Hatırladıklarımızın subjektif deneyimlerimiz ile çok ilgisi var. Bir anı yaşarken ne kadar subjektif bir deneyim yaşarsak, bu iki durumun birbirinin hatırlanmasını tetiklemesi o kadar muhtemel olacak” diyor Stanford Üniversitesi hafıza araştırmacılarından Anthony Wagner.

Örneğin her pasta yiyişimizi hatırlamayız, ama doğumgünümüzde yediğimiz pastayı hatırlama olasılığımız daha yüksektir. Aynı şekilde, pasta yediğimiz zamanlarda aklımıza doğumgünümüzün gelmesi de muhtemeldir. Bu iki farklı sinyal, birbirinin hatırlanma oranını yükseltir.

Johnson’ın deneyinin zayıf bir tarafı vardı; öğrenciler bilinçli bir şekilde bir kelimeyi zihinlerine kaydettklerini hatırlamıyor bile olsalar, beraberinde kaydettikleri düşünceleri hatırlıyorlardı.

Belki de öğrenciler hatırladıkları kelimeler konusunda yalan söylemişlerdir. Ama eğer söyledikleri doğruysa, subjektif deneyimlerin hafızamızda yer edebiliyor olduğu kesin. Merak edilen soru, bu yeri ne kadar süre koruyabildikleri.

“Bu konuda hala sadece tahmin yürütebiliyoruz” diyor Johnson.

Bu hatıraların bilinçli bir şekilde hatırlanabilip hatırlanamayacağına dair Johnson şöyle diyor: “Bu aşamada, sadece beynimizde bir yerlerde bulunduklarını öğrenmiş olmamız bile güzel bir haber.”

KİM PSİKOLOJİ

Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz:

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: bilgi@kimpsikoloji.com