Ruh Sağlığı

DİKKAT, ÇOCUKLARINIZ OKULA TELEVİZYON GÖTÜREBİLİR!

indir

Her çağın kendine özgü bir insan profili vardır. Bu durumu, insan gelişimiyle ilgilenen uzmanlar “gelişimde zaman etkisi” olarak değerlendirmektedirler.
İnsanın fiziki ve ruhi bakımdan gelişimi, içinde bulunulan ortamdan etkilenir. Ailenin, dili, davranışları çocuk tarafından modellenir. Bu modelleme sürecinde, beyin değişik kanallardan(duyu organlarından) kendisine iletilen mesajları alır. Alınan mesajları işleme tabi tutar.
Beyne iletilen her bir bilgi, beyinde belirli bir ağ oluşturur. Aynı tür sinyaller bu ağları güçlendirir. Ağların yapısı, beynin yapısını oluşturur. Bu nedenle uzmanlar, çocuklara zenginleştirilmiş eğitim ortamları sunulmasını, beyin gelişimi açısından son derece önemli bulmaktadırlar.
Küçük yaştan itibaren televizyon karşısında oturan çocukların beyin yapıları, televizyondan alınan iletilerle şekillenmektedir. Yapılan araştırmalarda, televizyon seyreden çocuklarda, televizyon seyretmeyen çocuklara göre daha fazla dikkat dağınıklığı ve dürtü kontrol bozukluğu olduğu görülmüştür.
Günlük bir saat televizyon seyreden çocuklarda, dikkat dağınıklığı probleminde yüzde on oranında artış olduğu görülmüştür. Televizyonların hayatımıza girmesiyle birlikte, çocuklarda hareketliliğin ve dikkat dağınıklığının arttığı gözlemlenmektedir.
Televizyon ve diğer iletişim araçlarında ses baskındır ve görüntüler çok hızlı değişir. Uzun süre bu uyarıcılara maruz kalan çocukların beyni, bu uyarıcıların etkisinde şekillenir ve bu uyarıcılara karşı bağımlılık geliştirir. Televizyon ve bilgisayarın çalışma sistemlerinin insan beyninin çalışma sistemine benzer ve uyumlu olması, beyin yapısının şekillenmesinde daha etkili olmasını sağlamaktadır.

Çocuğun oyalanması için yararlı gibi gözüken televizyon, çocuk okula başladığında, sorun yaşamasına sebep olabilmektedir. Çocuk okula giderken, televizyonla şekillenen zihinler, evde kalmamakta, çocukla birlikte okula gitmektedir. Okuldaki eğitim ortamı, televizyon ekranıyla benzerlik göstermediği için, okulda verilmek istenen bilgilerin iletisi çocukların beyni tarafından yeteri düzeyde algılanamamaktadır.
Televizyon ve bilgisayar gibi iletişim araçlarının etkisiyle şekillenen beyinler, uyarıcıların yüksek düzeyde ve hızlı değişim göstermesini beklemektedirler. Okul ortamlarında beyinlerin bu ihtiyacına hitap edilememektedir. Öğrencilerin bilgi edinme sürecinde; okuma yapmaları, hızlı değişim içermeyen uyarıcılara karşı duyarlılık göstermeleri gerekmektedir. Ancak beyin yapıları bu faaliyetleri yapmalarını sağlayacak donanımda olmayabilmektedir. Düşük ve tek düzey uyarıcılar, öğrencilerin dikkatini çekmemektedir.
Beyin yapısı, motivasyon, ilgi ve sorumluluk duygusu eksikliği ile birleşince dikkat dağınıklığı problemi ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan bakınca, bugün öğrencilerin yaşadığı problemlerin başında, dikkat dağınıklığının olması şaşırtıcı değildir.
Özetle; televizyon ve benzeri kitle iletişim araçlarını çok fazla kullanan çocuklarda, dikkat dağınıklığı problemi görülebilmektedir. Dikkatini yapacağı işe, derslerine veremeyen çocukların okul başarısı ve yaşam doyumu düşük olmaktadır.
Dikkat ve zekâ becerileri eğitimle geliştirilebilmektedir. Ancak beyin yapısının şekillendiği çocukluk yıllarında; eğitim ortamlarının zenginleştirilmesine, televizyon ve diğer iletişim araçlarının uyarıcılarına karşı bağımlılık geliştirmesinin önlenmesine öncelik verilmelidir.
Unutulmamalıdır ki; dikkatli olmayan zekânın faydası yoktur.

Mehmet POLATOĞLU
Dikkat Terapisti

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: bilgi@kimpsikoloji.com