Son zamanlarda dilimde hep aynı çift ara mısra “Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse!” 1950’li yılarda gençliğin coşkusunu yaşamış şair Edip Cansever’in bundan yıllar önce aklına düşenler şimdi aklıma gelenler mi? İnsan tüketmeye çok önce mi başladı? Latifeli anlatımla “Önce Ekmekler Bozuldu” diyen Oktay Akbal seksen öncesi ve seksen sonrası nelere atıf yapıyordu?
İTÜ sözlük kültürel yozlaşmayı “İnsanların kendi kültürlerini hiçe sayarak başka kültürlerden etkilenme durumu” olarak tanımlıyor. Bir yanımız dörtnala ilerlerken diğer yanımız nereye gidiyoruz diyor. Aynı ayakların birine alaturka ayakkabı birine sandalet giymeye benziyor. “Entellektüel” kelimesinin yazım hatasını bilmeyen enteller yetişiyor, atalarımız bu post modern ırkı mı yetiştirmek istiyordu? Başka yerlere ait olma telaşı bizi kökleri kaybolmuş bir bitki yapıyor. Ne büyüyüp ağaç olabiliyor ne ölebiliyoruz bir fanusta ömür geçiyoruz. Günümüzdeki ergenlerin en büyük sorunu ait olamamak değil de ne ki? Anneme benzemiyorum babama da… Öyleyse ben kimim? Evet, geceleri uyumuyorum büyüklerin “Gürültü” dedikleri müzikleri dinliyorum. Unutmak için gece ve gündüzü yer değiştiriyorum. Saati bozulmuş bir bedenim var, akşam yatamıyorum sabah kalkamıyorum.
Sahi olmak gayretinden üstün ne demek “Entelektüel”? TDK’ye göre bilim, teknik ve kültürün, değişik dallarında özel öğrenim görmüş (kimse), aydın, münevver. Dilimize Fransızcadan teşrif etmiş “intellectual” okunuşuna göre ise tek “l” olan bir kelime. İlk kez 1898’de Emile Zola tarafından kullanılan bu sözcük günümüzdeki anlamlarına sürüklenebileceği konusunda yazarını ikileme koyup düşündürtmüş müdür? Sahi entel birini hayal ederken aklınıza neler geliyor? Yan duruş, kasket, elinde pipo gözlükler vs. Geceleri uyku nedir bilmeyen gözler…
Geceler niye var ki? Her şeyin az ömürlü olduğu şu günlerde atalarımızın bize genetik mirası kodlarımıza inat geceleri niye feda ediyoruz ki? Teknoloji bizi kucaklayan kollarından kurtulup nefes bile alamadığımız canavar sanki. “Benim en verimli saatlerim gece yarısından sonra başlar” yalanı da hazır sahi. O saatten sonra algımızın düştüğü ve beynin uyu sinyalini verdiği saatler değil sanki!
Uyku pasif bir dinlenme süreci değildir, bilakis aktif insanın zihnini sonraki güne hazırlayan süreçtir; olmazsa olmazımızdır. Özellikle hipofiz bezinden üretilen büyüme hormonunun çocukluk ve gençlik dönemindeki büyüme ve gelişmenin temel belirleyicisi olmasının yanında, erişkinlerde de kas miktarını artırması, yağ oranlarını azaltması, deriyi gerginleştirmesi ve gençleştirmesi gibi etkileri vardır.
Daha biz bebekken söylenen “uyusun da büyüsün” ninnisinin elbette ki doğruluk payı vardır. İnsan vücuduna yerleştirilmiş bir sistem olan epifiz bezini düşünürsek. Beynin orta alt kısmına yerleştirilmiş olan bu bezin salgılamakla görevli olduğu hormonlardan biri de, melatonindir. Bu hormon uyku kolaylaştırılmakta ve uyku-uyanıklık çevrimi ayarlamaktadır. Melatonin salgılanması, karanlığın etkisiyle akşam saatlerinde başlamakta ve zirveye çıktığı gece 02.00– 03.00 saatlerine kadar da artarak devam etmektedir.
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ünal Şahin de gece 5 saat ve daha az uyuyanların kalp hastalıkları riskini getirdiğini söyledi. Doç. Dr. Ünal Şahin, uykunun vücudun kendi kendini tamir ve tedavi ettiği son derece önemli bir süreç olduğunu belirtti. Uykunun beynin dinlenme vakti sanıldığını, bunun da yanlış bir düşünce olduğunu ifade eden Şahin, ”Tersine uyku, beynin vücudun dinlenme ve tamir işiyle meşgul olduğu vakittir” dedi.
Beynin elektriksel yapısı üzerinde yapılan araştırmaların, zihnin uyku sırasında, en az uyanık olduğu dönemdeki kadar çalıştığını gösterdiğine işaret eden Şahin, beynin gece ve gündüz görevlerinin farklı olduğunu dile getirdi.
Aslında önce bizler bozulduk. Güner Sümer’in iki perdelik dramında tam da bu ikilem anlatılır. “Bozuk Düzen” Şehir olamamış kasaba kalamamış çocuklar yetişmesin diyedir tüm uğraşlarımız. Bir arada olmak aile olmak için yeterli midir? Biz bizden sonrakilere uzanan yelpazemize ne kadar düzgün renkler eklersek onlar o kadar umutlu olacak. Siz sizden önce ve sizden sonraya uzanan bir atlassınız unutmayın!
Yorgun taşlar, yorgun zamanlar insanları olmayalım; bize verilen zamanın kıymetini bilelim istiyorum. Ergenlik ülkesinde pusulası kaybolmuş gençlere ışık olmak yarına miras sayılmaz mı? Yeni bir yılın zihinsel programlamaları sağlam bireyler getirmesini diliyorum.
Serap Alemdar
KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
http://www.facebook.com/KimPsikolojiKim
Tweets by kimpsikoloji
http://friendfeed.com/kimpsikoloji
http://www.linkedin.com/profile/view?id=137780811
https://plus.google.com/100148530770170441630
Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz:
http://groups.google.com/group/psikoloji-kim
