Ruh Sağlığı

Gece Ayazı

Kış yolculuğu gibisi yoktur. Mesafeler uzadıkça görsel bir hoşluk oluşur. Bitmesin istersiniz yolculuğunuz, her ne kadar hava soğuk, yollar yolculuk için elverişli olmasa da. Bir yandan yağan kar, camları kaplayan buz, evlerin çatısından aşağı akan buz sarkıtları hepsi bir olur, aynı ağızdan soğuğun mucizevi şarkısını fısıldar yüreklere. Kış insana yaşamayı ve yaşama dair birçok şeyi öğretir. Hayatta kalabilmek için zorluklarla mücadele etmeyi, kışı sevmeyi, üşümeyi, yoksunluğu, var olmayı, olanla yetinmeyi, hayatın ta kendisini öğretir aslında.
Dışarısı soğuk olunca, sıcacık olur yüreğimizin bir yerleri. Bunun için bir sürü nedenlerimiz vardır. Mesela ben hatırlıyorum da; eskiden soğuk kış günlerinde ailecek evde otururduk ve hikâyeler, masallar anlatırdı bize büyüklerimiz. Onların başından geçen öyküler, soğuk kış akşamlarında hayat bulurdu körpecik zihinlerimizde. Sonra rüyalarımızı da süsleri anlatılanlar. Çoğunlukla ahlaki mesajları olurdu anlatılan hikâyelerin, bazen de gündelik olayları konuşurduk. Hele bir de elektrikler kesilince değmeyin keyfimize. Karanlık korkularıyla baş edemeyecek kadar küçük yaşlarda olduğumuz için hep beraber kenetlenir, bildiğimiz şarkıları söyler, komik fıkralar anlatır, zoraki bulunmuş bir mumun eşliğinde o anın tadını çıkarırdık. Donuk kış günlerini yüreğimizin sıcaklığı ısıtırdı, gece ayazına bile aldırmadan.
Bunca soğuğa rağmen bizi sıcak tutan, ısıtan neydi o vakitler? Diye insan sormadan edemiyor kendine! Dışarda gece ayazı, içimizde bahar cıvıltısı olurdu. Şimdilerde dışarda yaz sıcağı olsa, insanların içlerinde büyük bir keder, anlatılması güç duygular, aralarında aşılması mümkün olmayan büyük uçurumlar var adeta. Sanki büyük bir kaybın eşiğinde, çaresizlik diz boyu ve tükenmişlik, bezmişlik hali var. Hatta bazılarının gece ayazında, soğuk kış günlerinde evleri sıcacık, bedenleri de öyle, fakat yürekleri buz gibi, bakışları donuk ve ifadesiz.
Çünkü insanlar artık yalnız. Etraflarında binlerce insan olmasına rağmen ilişkiler soğuk, donuk ve yüzeysel. Gözlerde anlamsız ve anlamamaya aynı zamanda anlamlandıramamaya yönelik bakışlar var çoğunlukla. Herkes birbirini dinliyor gözüküyor aslında dinlemiyor. Herkes birbirini anlamaya çalışıyor gibi gözüküyor aslında herkes sadece kendini anlatmaya çalışıyor. Bir de eskiden başkalarının mutluluğu ile mutlu olmak vardı, şimdilerde kendi mutluluğumuzla bile mutlu olmayı unutur durumdayız. Bütün başarılar, mutluluklar bir plan dairesi içinde yaşanmalı gibi bir yaptırımın içindeyiz adeta.
İnsanların hayat enerjileri çok çabuk tükenir hale geldi. Sebepsiz hastalıklar üredi, nedeni bilinmeyen somatik ağrılar ve ihtiyaca yönelik ağrı merkezleri oluştu. Çok küçük yaşta sinir krizi geçiren, hiperaktif, depresif çocukların sayısı her geçen gün artmaya başladı. Böyle çocuklarla baş etme kabiliyetini yitirdi anne babalar. Zor zamanlarımızla çoğu zaman tek başımıza yüzleşir olduk. Bize sabrı dileyen ve bunu bir öğreti olarak anlatan, elimizden tutan, paniğe kapıldığımız zamanlarda içimizi aydınlatan, huzur yayan, sükûneti anlatan büyüklerimiz vardı. Onlarda zamanın ruhuna kaptırdılar galiba kendilerini, sadece eleştiren ve yakınan ve şikâyet eden olmayı tercih eder hale geldiler.
Gece ayazı çöktü mü ruhlara, bir daha ilkbahar şenliğine dönüşmesi çok zor oluyor. Karanlığın çökmediği, kışın gelmediği yeni yerler, mekânsal değişiklikler arasa da bedenlerimiz, gene de gece ayazında kalmaktan yana kullanıyor tercihini kalplerimiz. “Nereye gidersen git, bulacağın aydınlık zihninin aydınlığı kadardır ”demiş ya zaten Cemil Meriç. Ne güzel söylemiş. Belki önce bir şeyler için küçük adımlar atmak gerekebilir. Kendimize olan kırgınlıklarımızı geride bırakıp, hayatımızı yoluna koymamıza yardımcı olur. Belki gece ayazında yürümek keyif verir o vakit, içimiz üşümez, yüreğimiz daralmaz, soğuğu sadece bedenlerimizde hissederiz.

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
[email protected]
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: [email protected]