Herkesin psikolojik danışmaya ihtiyacı vardır. Bunu kabul etse de etmese de. Çünkü benim hiçbir şeyim yok diyen birisi büyük bir olasılıkla ya “deli” damgası yemekten çekiniyordur ya da savunma mekanizmalarını yoğun bir şekilde kullandığı için bu hizmetlere ihtiyacı olduğunun farkında değildir.Yazının başlığındaki soruya hiç vakit kaybetmeden hemen cevabımızı verelim: herkesin ihtiyacı var… Evet, günümüzün karmaşıklaşan ve her geçen gün daha da komplike bir görünüm kazanan günlük yaşamında herkesin psikolojik danışmaya ihtiyacı olduğunu söylemek hiç de abartılı olmayacaktır. Psikolojik hizmetler günümüzde bazı kuramcılar tarafından; tedavi edici psikolojik hizmetler ve önleyici psikolojik hizmetler olarak ikiye ayrılmaktadır. edici psikolojik hizmetler adından da anlaşılacağı üzere, tedavi etmeye, yani ortaya çıkmış bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik hizmetlerdir. Bunlar bildiğimiz psikolojik rahatsızlıklardır ve tedavileri zaman almaktadır. Öbür yandan sorun henüz ortaya çıkmadan önlenmesine yönelik hizmetler ise, önleyici psikolojik hizmetler kapsamına girmektedir. Sözgelişi yoğun bir çalışma temposunun içerisinde yer alan bir kişi, ilerde ortaya çıkması muhtemel psikolojik rahatsızlıklara karşı önlem olarak, daha bu rahatsızlıklar ortaya çıkmadan psikolojik hizmetlerden yararlanmak isteyebilir ve bu da önleyici psikolojik hizmetlerden yararlanması anlamına gelmektedir. Eğer bir örnek vermek gerekirse durumu şöyle açıklayabiliriz. Sözgelişi girip olduktan sonra aldığımız ilaçları ya da doktor tedavisini tedavi edici psikolojik hizmetler için örnek olarak kullanabiliriz. Öbür yandan henüz grip olamadan vurdurduğumuz grip aşısı ise önleyici psikolojik hizmetler için güzel bir örnek oluşturmaktadır.
Psikolojik danışma bu haliyle önleyici psikolojik hizmetler kapsamında yer alan, kişinin kendisini ilerde ortaya çıkması muhtemel psikolojik rahatsızlıklara karşı önceden korumaya aldığı bir kalkan gibidir. Stresli çalışma ortamları, iletişim problemleri ve bu problemlerden kaynaklı çatışmalar, ilerde daha büyük sorunlara gebe henüz kronikleşmemiş kaygı bozuklukları, sosyal iletişim bozuklukları, sınav kaygısı, fobiler ve buna benzer pek çok sorun daha ağır sorunlara dönüşmeden psikolojik danışma hizmetleri ile kontrol altına alınabilir.
İşte size yardımcı olması için birkaç ipucu.
*Çabuk mu öfkeleniyorsunuz?
*Kendinizi tam ve doğru olarak ifade edemiyor musunuz?
*Topluluk önünde heyecanlanıyor musunuz?
*İnsanlarla rahat iletişim kuramıyor musunuz?
*Kimsenin sizi anlamadığını düşünüp üzülüyor musunuz?
*Çok mu stres altındasınız?
*Kendinizi çok mu yalnız hissediyorsunuz?
*Zaman zaman her şeyi bırakıp bir yerlere kaçmak mı istiyorsunuz?
*Artık yaşamdan eskisi kadar zevk almıyor musunuz?
*İnsanlarla sık sık tartışıyor musunuz?
*Sınavlar sizi korkutuyor mu? Heyecanlanıyor musunuz?
*Kendinizi başarısız bir insan olarak mı görüyorsunuz?
*Duygusal anlamda boşlukta mısınız?
*Kendinizi hiçbir yere ait hissetmiyor musunuz?
*Sevilmeye değer olmadığınızı ya da kimsenin sevilmeye değer olmadığını mı düşünüyorsunuz?
*Gelecekten hiçbir beklentiniz yok mu?
Şimdi seçerek oluşturduğumuz bu listeyi okuduktan sonra bir kez daha düşünün. Bunlardan kaçı size uygun düşüyor. “Evet” sayınız ne kadar çoksa psikolojik danışmaya o kadar ihtiyacınız var demektir.
Kerem ÖZBİLGİÇ
Psikolojik Danışman
KİM PSİKOLOJİ
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com