Ruh Sağlığı

Nesil ve Cinsiyet Farkı

Yeni nesil çocuklarının problemlerinden bir tanesi de cinsiyet farkının ve nesil farkının tam olarak oluşmamasıdır. Çocuğun zihin dünyasında bu farkların oluşması onun ruhsal gelişimini fazlasıyla olumlu yönde etkiler. Çocuk filmleri, çizgi filmler zaman zaman bu farklılıkların oluşmasına engel teşkil eden bir tutum sergilemektedirler. Çocuklar doğdukları seneden ilk bir seneye kadar cinsiyet farkının, nesil farkını bilemezler. İki yaşından sonra cinsiyet farkı ve nesil farkı oluşur. Bazı çocuk programlarında bu durum gözetilmiyor. Buda çocukların psikolojik gelişim süreçlerini tamamlamasında olumsuz etki oluşturabilecek nedenler arasındadır.

Bir çocuğun nesil farkını tanıması, üst benlik oluşumunda gerekmektedir. Çocuk ebeveynleri ile eşit bir ilişki içerisinde olduğu zaman, nesil farkını gözetmez ve bilemez. Bu durum karşısında anne ve babanın çocukla kurmuş olduğu ilişki ağının niteliği önem kazanmaktadır. Sürekli arkadaş gibi olunan ve hiç bir zaman anne ve baba gibi davranamayan ebeveynler, güven problemi yaşayan bir nesil yetiştirmiş olurlar. Bu da otorite tanımayan, kontrol edilmekten hoşlanmayan, sürekli kafasına buyruk hareket etmek isteyen bir neslin yetişmesine neden olur.

Çocuk dünyasında, onların ruhsal süreçlerini besleyen ve dayanak noktası olarak görmeleri gereken yetişkinlerin olması kesinlikle gereklidir. İç dünyalarında ebeveynlerinin varlığı ile zenginleşen çocuklar daha uyumlu ve toplum düzenini koruyan ve devam ettiren özelliklere sahip bireyler olarak yetişirler. Aksine olduğu zaman toplum düzeni devam etmez ve yıkıcı tutum ve davranış içerisinde olan çocuklar yetişmiş olur.

Bazı çocuk programları, bilinçli bir şekilde cinsiyet ve nesil farkı gibi iki önemli unsuru yok sayarak, değişik karakterler üretebiliyor. Erkek sesi ile konuşan inekler, hangi cinsiyette olduğu belli olmayan karakterler çocuklar için oldukça sevimli gözükmesine rağmen, bir o kadar da zararlı olabiliyor ne yazık ki. Bazı toplumlarda bu fark önemsenmeden yola çıkılıyor. Çocukların algıları, toplumun isteğine ve kendi norm ve yapısına göre şekillendirilmek isteniyor olabilir. Fakat böyle toplumlarda bu farklar gözetilmediği için sapkın ve hastalıklı ilişkilerin oluşması kaçınılmaz bir hal alabiliyor. Seyredilen çocuk programlarında bu unsurların oluşmasına çok dikkat edilmelidir. Öbür türlü, bunlar gelişim döneminde olan küçük çocuk zihnini bulandırır ve algılarını bozar.

Anne ve babalar, nesil farkını ilk olarak çocukları ile yataklarını ve yatak odalarını ayırarak öğretebilirler. Bir bebek doğduğu andan itibaren kendi yatağında uyumalıdır. Kendine ait bir yatağının olması, çocukta mülkiyet bilincinin oluşmasını da sağlar. Bu da zamanla gelişir. İlerdeki ilişki ağlarının olumlu gelişmesi için bir bireyin çocukluk döneminde kendini anne ve babasının dışında bir varlık gibi hissetmelidir.

Yeni toplum yapısında anne, baba, çocuk eşit ilişki içindedir. Toplumsal yapının bozulmasının, çökmesinin de en büyük nedenidir. Halbuki anne, baba ve çocuk üçlemesi daha sağlıklı yapılanmanın ön koşullarından bir tanesidir. Çocuk hem anne babası tarafından çok sevilen, değer verilen, gerektiği yerlerde de ötelenen olması gerektiğini bilmelidir. Bu durum çocuk dışlanmalı demek değildir. Sadece ailesi tarafından çocuk eşit ilişki içinde olmaması gerektiğini anlamalıdır.

Psikolog Ayşe Handan Özkan Selim

KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428  7  546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com

Yorum Yap

Konuşalım

T: +90 216 428 7546
E: bilgi@kimpsikoloji.com