İnsanlarımızın büyük bir çoğunluğu psikolojiye pek olumlu gözle bakmazlar. Psikolojik rahatsızlıklar, ülkemizdeki çoğu insana göre delilikle eş anlamlıdır. Eğer psikolojik bir rahatsızlığınız varsa “deli”siniz demektir. Psikolojik hizmetlerden yararlananlara, ya da ilaç kullananlara pek hoş gözle bakılmaz. Bir psikiyatriste, psikoloğa ya da psikolojik danışmana gitmek, deli doktoruna gitmek anlamına gelir ki, bunu yapanlar ya kimsenin duymaması için ellerinden gelen bütün çabayı harcarlar ya da bu işe hiç kalkışmazlar. Kuşkusuz, değişen zamanla birlikte bu bakış açısında bazı kırılmalar olmadı değil, ancak yine de, büyük bir çoğunluğun hala (okumuş yazmışlar da dahil) bu bakış açısıyla hareket ettiği de bir gerçek. Ancak bizim insanımızın “deli”lik kavramının kapsamı son derece geniştir ve ne olduğu çok da belli değildir. Aslında deli derken, kime ve neye deli dediğimizi çok da bilmeyiz. Zaten bu sözcük dilimizde, bir tanımlama olmaktan çok, insanları karalama amacıyla kullanılır. Sözgelişi, bizim insanımıza göre şizofren de delidir, manik depresif de delidir, anksiyete bozukluğu olan da delidir, yalnızca zihinsel engeli olan bir birey de delidir. Kısaca, kavramsal temeli olmayan, “normal insan” tanımının dışında kalan herkes delidir sizin anlayacağınız. Hele bir de, fiziksel farklılıklar girerse işin içine, artık o etiketten kurtulmanın imkanı yoktur.“Deli” sözcüğünün sözlükteki karşılığı şu: “aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan.” (bkz. Türk Dil Kurumu Sözlüğü) Bu tanım gereği, bir kişiye deli diyebilmemiz için, aklını yitirmiş olması gerekir. Hemen bir soru soralım: aklını yitirmek ne demektir? Aklımızı herhangi bir nesne ya da eşya gibi bir yerlerde unutamayacağımıza göre, yitirmekten kast edilen nedir? Son derece belirsiz ve altı boş bir tanım bu. Söylenmek istenen şu aslında: “herkes” gibi olmayan, “herkes” gibi düşünüp davranmayan insanlar delidir. Buradaki “herkes” sözcüğü, bizim toplumumuzun bireysel psikoloji bağlamında “normalite” sınırlarını belirliyor. Daha doğrusu “normal insan” kavramının alt yapısını oluşturuyor. Bu sınırın dışında kalanlar ise doğal olarak “normal olmayan”ları oluşturuyor. Yani delileri.Gelin görün ki, yaşam her geçen gün biraz daha karmaşıklaştıkça insanların psikoloji ve psikolojik rahatsızlıklarla karşılaşma olasılıkları da artıyor. Modern yaşam, insanların karşısına, eskiden deli damgası yemelerine neden olan olguları, artık gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak çıkarıyor. İnsanların benim başıma asla gelmez dedikleri şeyler, bir de bakmışsınız yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olmuş. Komşusunun üniversiteye hazırlanan çocuğu depresyona girdiğinde, o çocuğa “deli” damgasını vuranlar, kendi çocukları üniversiteye hazırlık dönemine gelip benzer durumları yaşadığında, bir zamanlar dedikodusunu yaptıkları ve hafife aldıkları acı gerçekle yüzleşiveriyorlar. İş bulamadığı için kafayı yediğini düşündükleri tanıdıklarının sonunun “tımarhane” olacağını tahmin edenler, kendileri de bir gün işsiz kalıp köşe bucak psikiyatrist, psikolog ya da psikolojik danışman aramaya başladıklarında, kendi sonlarının nerde biteceğini ne yazık ki aynı kesinlikle tahmin edemiyorlar. Sözün özü, uyaran sayısı arttıkça, bu uyaranların bireyler üzerindeki etkisi de artıyor ve gün be gün “delilerin” (?) sayısı çoğalıyor. Yani, eskiden psikolojik rahatsızlığı olanlara hiç çekinmeden deli etiketini yapıştıranlar, her an deli etiketini yiyebilecek duruma geldiler artık. Buna kaderin garip bir cilvesi denmez de ne denir? Siz söyleyin…
Her şey bir tarafa, kim ne derse desin, psikoloji bir bilim olarak eskisinden daha çok yakın bize toplum olarak. Bireysel olarak ise eskisinden daha çok ihtiyacımız var. Şöyle söyleyebiliriz rahatlıkla: psikoloji bir gün herkese lazım olur!.. Özetle şunu söyleyebiliriz. Bir psikolojik rahatsızlığınız varsa, acaba deliriyor muyum diye endişelenmeyin hemen. Önce bir uzmana başvurun. Ve şunu unutmayın: Delirmek öyle kolay değildir!..
Kerem ÖZBİLGİÇ
Psikolojik Danışman
KİM PSİKOLOJİ
Kariyer İstihdam Merkezi
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com
Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz: