Yoğun hayat tempomuz bizi iyi ya da kötü bir çok insanla, bir çok farklı durumla karşı karşıya getiriyor. Bazen evimize döndüğümüzde yahut evimizdeki yoğunluk bitip de kendimizle kaldığımızda bütün enerjimizin başkalarına oluk oluk aktığını hissediyoruz. Oysa evimizde de bizi bekleyen, onunla ilgilenmemiz için gözümüzün içine bakan ve enerjisi gün boyu hiç bitmeyen biri var: çocuğumuz.
Gerek iş yaşantımız gerekse sosyal çevremiz nedeniyle biz yetişkinler bitmeyen bir koşturmacanın içindeyiz. Çoğu zaman çocuğumuzu kendi yoğunluğumuza taşıyamıyoruz. Fakat bize ihtiyacı olduğunu her zaman hissediyoruz ve çoğu zaman ona yetememe duygusu vicdanımızı rahatsız edebiliyor. Aslında zamanımızın azlığı ona yetemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Önemli olan kızımızla/oğlumuzla ne kadar değil nasıl vakit geçirdiğimiz.
Birlikte “kaliteli” zaman geçirebilirsek hem onu daha iyi anlar hem gerçek anlamda bir “yakın ilişki” kurabiliriz. Onun dünyasıyla temasa geçmek sadece çocuğumuzun gelişimine yardımcı olmakla kalmayacak, onunla aramızdaki bize özel dili de geliştirecek. Dağılan enerjinizin onun heyecanla anlattığı hikayelerle yeniden toplandığını göreceksiniz!
Çocuğumla nasıl kaliteli zaman geçirebilirim?
Dikkatinizi ona vererek, onu dinlediğiniz, o söylemese de ne hissettiğini anlamaya çalıştığınız zaman bunu gerçekleştirebilirsiniz. (Yapıyorsa) huysuzluklarının, sürekli tutturuyor oluşunun, kaygı yahut korkularının nedenlerini onu da konuşturmaya çalışarak anlamaya çalışmalısınız. Onu yakından tanımak size büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Üzüntüsünü ve bitmek bilmeyen heyecanını ona ayırdığınız vakit içinde onunla paylaşmanız onun ilgi görme arzusunu tatmin edecektir.
Onunla kendini başarılı hissettiği yönlerini konuşun. Neler yapmış o gün? Henüz beceremedikleri faaliyetlerle ilgili evde bir oyun şeklinde alıştırma yapın. Evde kalem ve kağıtla, boyama kitaplarıyla haşır neşir olmasının akademik becerilerinin gelişmesi anlamında ona ciddi katkısı var. Böylelikle hem çocuğunuzu cesaretlendirmiş olacaksınız hem de yaşının gerektirdiği becerileri geliştirebilme şansı bulacak.
Çocuklar yetişkinlerin hayatını oyunlarında prova ederler. Ayrıca kendi yaşadıkları duygusal gelgitleri yahut kafalarını karıştıran, anlamlandıramadıkları şeyleri de oyunlarına yansıtırlar. Onların oyunlarına ortak olun ve birlikte oynayın. “Biz de vaktiyle çocuktuk. Yeterince oynadık,” diyebilirsiniz. Haklısınız. Öyleyse anneler ve babalar oyunları kendi aralarında paylaştırabilirler. Herkes en çok hangi oyunlara adapte olabiliyorsa onları seçer. İsterseniz çocuğunuzla yemek pişirin, isterseniz boyama yapın, isterseniz araba yıkayın! Yeter ki bu zaman içinde çocuğunuz sizin dünyanıza ve siz de onun dünyasına dahil olun.
Dikkat!
Çocuklarımız sadece annelerinin yahut sadece babalarının çocukları değiller. İkisinin de ilgisine muhtaçlar. Yetişkin bir erkeği ve yetişkin bir kadını ancak anne-babalarından görerek öğrenebiliyorlar. Bu nedenle anne yemeği hazırlarken baba kaliteli zaman geçirmeye çalışabilir. Baba biraz dinleniyorken de anne bunu yapar. Yemekteyse birlikte olursanız çocuk hem sıcaklık, hem paylaşma ve hem de öğrenme ihtiyacını karşılamış olur. Çocuğunuz bütün gün sizden ayrı olduğu için ona istediklerini veremediğinizi düşünerek kaygılanabilirsiniz. İç huzursuzluğunuz sizi rahatsız edebilir. Bu nedenle çocuğunuzla buluştuğunuzda onun her istediğini yapma eğilimi gösterebilirsiniz. Önemli olan onun her istediğini yapmak değil, onun tatmin olmasını sağlamaktır. Kaliteli zaman geçirdiğinizde zaten o tatmin olacaktır. Zamanla bu iletişime alışacak ve gündelik hayattaki sıkıntıları da ilişkinize yansıtmayacaktır.
Dan. Psk. Vahide Ulusoy
KİM PSİKOLOJİ
Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt.
Çamlıca İSTANBUL
0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM)
bilgi@kimpsikoloji.com
www.kimpsikoloji.com